"Temiz enerji konusunun bilinirliğini yaygınlaştıracağız"

Enerjide dışa bağımlılığı 2022’de yüzde 67.8 olan Türkiye için yerli ve milli enerji kaynakları hem enerjide dışa bağımlılığı azaltmak hem de yeşil dönüşüme katkı sunmak için vazgeçilmez konumda. Enerjiyi verimli kullanmakta yapılan her yatırım, ülkemiz ve İzmir’in enerji dönüşümüne büyük katkı sunuyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Mahmut Özgener İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı:

“Coğrafi konumu gereği, yenilenebilir enerjide muazzam bir potansiyele sahip olan İzmir, iklim krizinin olumsuz etkileri ile mücadele etmek ve enerji bağımlılığını en aza indirgemek amacıyla enerji üretiminde birincil kaynak olarak fosil yakıtlara yer vermek yerine sürdürülebilir enerji kaynaklarına geçişi sağlamak durumunda. İzmir, elektrik santrali kurulu gücü bakımından 5.485 MW ile en yüksek kapasiteli ilimiz. Kurulu gücün kaynaklar bazındaki dağılımına bakıldığında ise İzmir’in rüzgârdan elektrik üretme potansiyelinin son derece yüksek olduğunu görüyoruz. İzmir’in yarımada bölgesinde bulunan Karaburun, Çeşme, Seferihisar, Bergama ve Aliağa gibi ilçelerinin rüzgâr santralleri için üretim bakımından zengin bir kaynak sunması, yenilenebilir kaynaklar arasında rüzgâr için elverişli bir owrtam oluşturmasının önünü açıyor. Güncel verilere baktığımızda İzmir’deki yenilenebilir enerji santrallerinin yüzde 40’ının rüzgâr ile çalıştığını görüyoruz. Jeolojik özellikleri sayesinde İzmir, farklı yenilenebilir enerji kaynaklarının potansiyelini de barındırıyor. 2023 yılı itibariyle 12 MW’lık jeotermal kurulu gücüne sahip olan şehrimiz, jeotermal enerji kaynakları bakımından da oldukça zengin konumda. İzmir’deki jeotermal merkezlerinin toplam kapasitesi Türkiye’nin mevcut kümülatif kapasitesinin yüzde 30’unu oluşturuyor. Güneş enerjisi tarafına gelirsek; şehrimizin güneş enerjisi üretme kapasitesinin, yılın ortalama 300 gününün güneşli geçmesi sebebiyle oldukça yüksek olduğunu görüyoruz. İzmir’deki güneş enerjisi kurulu gücü yaklaşık 300 MW. Bu güç, ülkemizin kurulu güç kapasitesinin yüzde 4,5’ine tekabül ediyor. Kentimizin coğrafi yapısı gereği bu rakam, arazi uygulamalarından çok çatı santral kurulumlarından sağlanıyor. Yenilenebilir enerji kuruluşlarının kümelendiği İzmir’de yenilenebilir enerji ekipmanlarının üretimi son derece canlı bir faaliyet alanı oluşturuyor. Özellikle rüzgâr enerjisi sektöründe ekipman üretimi yapan pek çok firma, uluslararası düzeyde ilgi merkezi haline geldi. Türbin kanadı ve kule üretimi gibi pek çok girişimin, İzmir’de faaliyet gösteren enerji firmaları tarafından gerçekleştirilmesi, şehrimize büyük bir katma değer sağlıyor. Gelecekte de kentimizin; yetişmiş nitelikli insan kaynağı, lojistik olarak dış pazarlara yakınlığı, üretim ile bakım, onarım, servis hizmetlerindeki başarısından kaynaklanan cazibesi çerçevesinde, ulusal ve uluslararası firmalar tarafından kentimize yapılan yatırımların daha ileri seviyeye taşınacağına inanıyoruz. Yatırımların ve temiz enerji alanında yapılacak projelerin sektördeki istihdam olanaklarını olumlu yönde etkileyeceğini, kent ekonomisine katkı sağlayacağını öngörüyoruz.”

 Depolama teknolojileri de gündeme gelecek

“Güneş ve rüzgâr enerjilerinin İzmir için gelecekteki önemini de göz önünde bulundurduğumuzda söz konusu kaynaklardan maksimum oranda faydalanmanın yolunun depolama teknolojilerine yatırımdan geçtiğini söylememiz yanlış olmaz. Dolayısıyla yakın gelecekte İzmir’de yenilenebilir enerji sektöründe depolama teknolojilerinin gün geçtikçe popüler bir gündem haline geldiğini görüyor olacağız. Sadece güneş ve rüzgârla sınırlı kalmamamız, yeni teknolojik gelişmeleri yakından takip etmemiz, dünyadaki gelişmelere paralel olarak yeşil hidrojen, dalga enerjisi, deniz suyu ile atık suyun tekrar kullanımı ve batarya teknolojileri konusundaki fırsatları da iyi değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum.”