2025’te gemiyi batırmadan güvenli limanda tutmak için 18 altın öneri
Yüksek faiz, finansa erişim zorluğu ve artan maliyetler işletmelerin kâbusu oldu. 2024’ü ağır hasarlı kapatan ve 2025’e yüksek borç stoku ile giren işletmelerin yeni yılda en büyük korkusu ‘likit’ sıkışıklığı. Servo Capital Başkanı Kaan Kiziroğlu, şirketlerin gemilerini batırmadan 2026’ya ulaştıracak yol haritasını açıkladı.
Fikret ÇENGEL
İş dünyası 2024’ü ağır yaralı yapatıyor, 2025’te de belirsizlikler endişeleri artırıyor. Yüksek faiz ortamı, Avrupa’daki düşük talep, enflasyonu düşürmek için yurtiçi talebin yavaşlamasına yönelik ekonomi yönetiminin aldığı önlemler, enflasyondan daha yavaş değer kaybeden TL, artan işçilik maliyetleri; işletmelerin 2025 yılında da likidite durumlarını dikkatli yönetmeleri gerektiğini ortaya koyuyor.
Nakit akışı yönetmede zorluk
İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, yeni yılın en büyük sorunlarından birinin likit sıkışıklığı yaşayacak şirketlerin vereceği zorlu sınavı olduğunu belirtirken, “Sanayi sektöründe özellikle küçük ölçekli işletmeler nakit akışını yönetmede biraz daha zorlanabilirler. Sanayide üretim yapan küçük işletmeler likidite sıkışıklığından nasibini alabilirler” diyor.
Aran, şirket iflasları ve konkordatoların artabileceği uyarısında bulunarak, “Şu anda kârlılıklar ciddi baskı altında ama her sene de kâr etme yılı olmayabilir. Ticari hayatta bazı zamanlar vardır, sizin için işin dönmesi, ayakta kalması, eve ekmek girmeye devam etmesi önemlidir. Bedeli ödeyip düzeldikten sonra tekrar işimize bakarız” şeklinde konuştu.
"Çok sayıda sanayici su yüzüne çıkamaz"
Makina İmalat Sanayi Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Dalgakıran da “Türkiye’nin global oyuncuları denize tüplü dalış yaptırıldı. Ancak şu bilinsin ki tüpte çok oksijen kalmadı. Bu durum devam ederse çok sayıda sanayici 2025 yılında su yüzüne çıkamaz” açıklamasında bulundu.
Farklı sektörlerden farklı büyüklükteki şirketlere kredi aranjmanı, büyüme yatırımı, ortaklıklar, operasyonel ve finansal yeniden yapılandırma gibi finansman ve iş çözümleri sağlayan kurumsal finansman şirketi Servo Capital’in Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Kiziroğlu, likidite sorununa karşı şirketlere 2025 yılı için yol haritasını açıkladı.
2025 kâr etme dönemi değil
“2025 senesi kârlı mal satma ve kâr etme dönemi değil” diyen Kaan Kiziroğlu, “Yeni yılın en büyük başarısı likiditeyi yönetme dönemi olacak. Şirketleri kârsızlık değil likiditesiz kalmak batırır. Likidite için işletme sermayesi yönetimi, faaliyet dışı varlıkların nakde dönmesi ve finansman kaynaklarının çeşitlenmesi önemli” diye konuştu.
Kiziroğlu’ndan, 2025’te oluşacak şoklara karşı şirketleri likitte tutacak yol haritası:
1- İşletmeler etkin stok yönetimi ile taşıdıkları stoku azaltmalı. Gerekiyorsa düşük kâr marjı ile satış yapıp stoklarını eritebilir.
2- Şirketler kâr marjından feragat edip ürünlerini kısa vadeli veya nakit satabilir.
3- Şirketler kâr marjlarını aşağı çekerek satışlarını arttırıp, üretim kapasite kullanım oranlarını artırmalı, böylece sabit maliyetlerin üretim maliyetindeki payını azaltmalı. Kapasite kullanım oranı arttıkça kârlılık tekrar yükselecektir.
4- Şirketler uzun vadeli mal satıyorlarsa fintech’lerle – ticari ödeme sistem şirketleri aracılığıyla ticari alacaklarını vadesinden önce kırdırıp, likiditelerini sağlamlaştırabilir.
5- Şirketler kestikleri elektronik faturaları bir finansman enstrümanı olarak kullanarak alacaklarını vadesinden önce kırdırarak likiditeye erişebilirler.
6- Şirketler eğer yapabiliyorlarsa tedarikçi ödemelerini uzun vadeye yayarak biriken likidite ile faaliyetlerini devam ettirebilir.
7- Likiditenin sıkışık ve işletme sermayesinin altın olduğu dönemde yapılabilecek en büyük hata tedarikçi ödemelerini erteleyerek sabit sermaye yatırımı yapmak, faaliyet dışı mal almak, yatırım kredisi ödemektir.
8- Likidite bir şirketin damarındaki kandır. Kan çekilirse şirket ölür.
9- Şirket içi veya hissedarların şahsi faaliyet dışı gayrimenkul veya varlıkları satılmalı. Varlıklar gerekiyorsa değerinin biraz altına elden çıkarılmalı. Bu varlıklar zaten şirket sayesinde kazanılmış, likiditenin sıkışık olduğu dönem geçsin tekrar bu varlıklar satın alınır.
10- Şirketler halihazırda satış yaptıkları pazarlar dışındaki yeni pazarlara girmeye çalışmaya devam etmeli.
11- Halka arz veya hisse satışı her zaman sermayeyi kuvvetlendirecek bir opsiyondur. Şirketler bu işlemler için hep hazır durumda ve hazırlıklarını yapmış olmalı. 2025 senesi hisse satmak için çok iyi bir sene değil fakat yüksek faiz oranlarındansa hisse satarak içeri girmiş faizsiz nakit bu dönemde hem şirketlerin likiditesini sağlamlaştırabilir hem de yatırım ortamı yavaş olduğu için şirketlerin rakipleri dururken büyüme hamleleri yapmalarını sağlayabilir.
12- Büyük ve ihracatı olan şirketler yüksek TL faizli borçlarını yurtdışı piyasalarda yapacakları Eurobond ihraçlarıyla anapara ödemesi balon ve kredi borcu döviz olacak şekilde re-finanse edebilirler.
13- Yurtiçi şirketler işletme sermayesi ihtiyaçları için yurtiçi özel sektör tahvil ihracı yapabilirler.
14- 2025 yılında finansal durumu iyi olup yeni yatırım yapmak isteyen şirketler, Export Credit Agency-İhracat Teşvik Ajansları’ndan sağlayacakları sigortalı 10 yıldan uzun yatırım kredileri ile yeni yatırımlarını finanse edebilirler.
15- Yurtdışı kalkınma yatırım bankaları uzun vadeli kredi halen vermekte. Türk bankacılık sisteminde de uzun vadeli döviz yatırım kredileri iyi bilançoya sahip şirketler için uygun faizlerle halen bulunabilmekte.
16- Yurtdışı özel kredi fonları (private credit funds) Türkiye’ye fon sağlamaya ve Türkiye’deki işlere bakmaya başladılar. Özel durumlar ve kompleks finansman ihtiyaçlarında özel kredi fonlarından likidite sağlanabilir.
17- Şirket bunların hiç birini yapamadı. Yüksek banka kredi borcu var. Eğer kreditör bankalarıyla anlaşıp faiz ve/veya anapara geri ödemelerini ertelettiğinde şirket faaliyetlerine devam edebiliyorsa ya bankalarıyla görüşebilir ya da finansal yeniden yapılandırmaya başvurabilir. Bu işlemler için kesin bu konuda tecrübeli, daha önce bu işleri yapmış bir danışmanla çalışılmasını şiddetle tavsiye ediyoruz.
18- Eğer banka ana para ve faiz ödemesi yapılmadığında dahi şirket faaliyetlerine devam etmekte sıkıntı çekiyorsa, işletme sermayesi temin edemiyorsa konkordatoya başvurmak ve ertesinde tüm alacaklılarla masaya oturup her tarafın çıkarını birlikte koruyacak bir borç geri ödeme anlaşması yapmak en uygulanabilir yöntem olacaktır.