Çocukluk çağı obezitesine dikkat!

Obeziteyle savaşmak için farkındalığın artması gerektiğini söyleyen Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Doktoru İbrahim Demirci, bu mücadelenin ülke politikası olarak benimsenmesi ve sosyal yaşamın sağlığı ön planda tutacak şekilde düzenlenmesi gerektiğine dikkati çekti. Aksi takdirde 2035'te dünya nüfusunun yarıdan fazlasının obeziteyle mücadele etmek zorunda kalacağını belirtti.

AA
YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü'nden Doç. Dr. İbrahim Demirci, obezitenin artış hızı durdurulamaz ise 2035'te dünya nüfusunun yarıdan fazlası kilo fazlalığıyla mücadele etmek zorunda olacağını söyledi ve ekledi: "Dünya Sağlık Örgütü 2023 verilerine göre tüm dünyada obezite sıklığı yüzde 14 civarında. Bu yüzdeye, kilo fazlalığı olanları da eklediğimizde yüzde 38'e ulaşıyor. Dikkat çekmek istediğimi bir diğer önemli nokta da, obezite artış hızı 5-19 yaş arası çocuk ve gençlerde, erişkinlere göre neredeyse 2 kat daha yüksek. Çocukluk çağı obezitesi de günümüzde bir tehlikeli boyuta ulaşmış durumda."

Ülkemizde obezite sıklığımız yüzde 20.2 oranında

Türkiye açısından durumun biraz daha ciddi boyutta olduğuna vurgu yapan Demirci, "Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre ülkemizde kilo fazlalığı yüzde 35.6, obezite sıklığımız ise yüzde 20.2. Verilere göre Avrupa'nın obezite oranı en yüksek ülkesiyiz." bilgisini paylaştı. Obeziteye karşı başarılı mücadele etmek için farkındalığın artması gerektiğini belirten Demirci, obeziteyle mücadelenin ülke politikası olarak benimsenmesi ve sosyal yaşamın sağlığını ön planda tutacak şekilde düzenlenmesi gerektiğine dikkati çekti.

Obezite pek çok farklı sağlık sorununu da tetikliyor

Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Osman Köneş, obezitenin, aralarında kalp hastalığı, diyabet ve hipertansiyonun yer aldığı birçok hastalığa yol açabileceğini belirtti.

Obezitenin yaşam süresini ve kalitesini olumsuz yönde etkilediğini vurgulayan Köneş, "Zaman içinde obezite, kalp hastalığı, diyabet, hipertansiyon, karaciğer yağlanması, uyku apnesi, yüksek kolesterol ve trigliserite bağlı vasküler hastalıklar gelişmesine yol açabilir." ifadelerini kullandı.

Köneş; aşırı ve yanlış beslenme alışkanlıklarının, fiziksel aktivite yetersizliğinin, sosyo–kültürel durumun, özellikle özellikle tiroid ve böbrek üstü bezi hastalıkları olmak üzere metabolik ve hormonal sebeplerin, genetik yatkınlığın, alkol ve sigara kullanımının, steroid, antidepresanlar gibi bazı ilaçların, doğum sıklığı ve sayısının, bebeklik ve çocukluk çağındaki beslenme bozukluklarının obeziteye yol açan faktörler arasında yer aldığını bildirdi.

Tedavi yöntemi belirlemede vücut kitle endeksi önemli

Obezetinin tedavi yöntemlerinden bahseden Doç. Dr. Osman Köneş, "Obezite oluşmuşsa, her hastalık gibi bunu da tedavi etmek gerekir. Vücut Kitle İndeksi (VKİ) 35'ten küçük olanlarda, cerrahi dışı yöntemler tercih edilmeli. Bunlar diyet ve beslenme alışkanlığının değiştirilmesi, egzersiz, mide balonu ve ilaç tedavisidir. VKİ 35'ten büyük olanlarda ise tüp mide (Sleeve Gastrektomi), gastrik by-pass, özellikle revizyon cerrahisi ve 'Duedonal Switch' ameliyatı gibi cerrahi yöntemler tercih edilebilir." değerlendirmesinde bulundu.