Temizlik imandan mı gelir? Temizlik kültürü ve Japonya
Durgunluğa giren ekonomide Japon patron ne yapar? Ekibini teşvik eder, yeni projelere firmasını hazırlar. Osaka'daki bir teknoloji firmasının yönetim kurulu başkanı Mr Sugimoto da öyle yapmış. BBC muhabirine firmada yeni proje için yapılan hazırlıkları bilgisayarından göstermiş. En önemli hazırlık şirketin baştan ayağı çalışanlar tarafından temizlenmesi imiş. BBC muhabirinin en çok ilgisini çeken ise tuvaletlerdeki temizliği gösteren fotoğraf olmuş. Bu fotoğrafta yere diz çökmüş çalışanların pisuvarları temizlemesi görülüyormuş. Japon başkan bu resimleri şirketi ile övünmek için göstermiş. Çünkü Japon kültüründe temizlik önemli bir övünme kaynağı imiş.
BBC muhabiri yukarıdaki olayı, web sitesindeki 'Japonya'daki tuvalet sanatı (The art of toilets in Japan) makalesinde aktarıyor. Panasonics şirketi sergi alanında son derece ilginç tuvaletler görmüş. Örneğin, çok sık rastlanan sorun, erkeklerin klozetleri pisuvar olarak kullandıklarında tuvaletin oturağını kaldırmamalarıdır. Panasonics firması buna çareyi bulmuş. Yaptıkları klozetin oturağı, gelenin erkek olduğunu algılayıp otomatik olarak kalkıyormuş. Diğer bir sorun, soğuk iklimlerde buz gibi klozete oturmaktır. Japon bunu da çözmüş. Oturağı ısıtmalı yapmış. Klozet rengi portakal rengine dönünce, anlıyorsunuz ki oturacak yer ısındı. Bu ısınma meselesi bir Japon şaire şiir bile yazdırmış. Şair söyle demiş "Hayatımdaki tek sıcaklık, klozetin sıcaklığı." Panasonics firması tuvaletleri müzikli hale getirmiş. Klozetlere hoparlörler ve müzik sistemi yerleştirilmiş. İsterseniz klasik müzik dinliyorsunuz, ya da kuş sesleri ortasında pastoral bir müzik.
Çalınan klozetler
Alafranga dediğimiz klozetli tuvaletler bizim yaşamımıza sonradan girdi. Çok az yerde alafranga tuvalet vardı. Umuma açık tuvaletlerin hemen hemen hepsi alaturka idi. Bir Türk arkadaş Amerikalı kız arkadaşını Türkiye'ye gezmeye getirmiş. İstanbul'dan Ankara'ya gidiyorlarmış. Mola vermişler yolda. Amerikalı kız tuvalete gitmiş ve çıkmış. İkinci tuvalete girmiş, yine çıkmış. Üçüncüde de aynı durumla karşılaşınca dehşet içinde koşmuş dışarı "Klozetlerin hepsini çalmışlar."
Oturması, kalkması
Yıllar önce ülkemizi ziyaret eden bir yabancı için anlatılan bir öyküdür. Ülkesine dönünce bu adama sormuşlar: "Nasıldı tuvaletler orada, rahat mıydı?" Adam cevap vermiş "Çok alçak, yer seviyesinde" demiş. "Oturması yine o kadar zor değil. Ama oturduktan sonra kalkması tam bir dert."
Ülkemizde tuvaletler
Yukarda anlattığım iki öykü işin mizah tarafı. Ancak ülkemizde tuvaletler hâlâ bir sorun. Özellikle seyahatlerde temiz tuvalet bulmak çoğu kez bir mesele oluyor. Bunun iki nedeni var. İşyeri sahibi buna gereken önemi vermiyor. Tuvaletler gerektiği gibi ve gereken sıklıkla temizlenmiyor. İkincisi de kullanıcılar doğru dürüst kullanmıyor. Bu iki sorun da kültürümüzden kaynaklanıyor.
Japon işyeri temizliği ile övünüyor. Biz ise "Temizlik imandan gelir" demişiz ama temizliği kültürümüzün bir parçası haline getirememişiz. Bundan dolayıdır ki, işyerinin sahibi işyerindeki umuma açık tuvaleti temiz tutmayı işinin bir parçası saymaz. Tuvaleti pisse bundan utanmaz.
Çocuklara verilen ilk eğitim tuvalet eğitimidir. Çocuğa altına etmemesini öğretiriz. Ama bir çok çocuğa tuvalet kullanmasını öğretemiyoruz. Bundan dolayıdır ki, ülkemizde tuvaletlerin çoğu pistir. Daha sifon çekme alışkanlığını edinememiş bir büyük kalabalıkla karşı karşıya bulunmaktayız. Sifon çekilmediğinde kapılarının açılmadığı sistemler olsa bir çok kişi tuvalette kilitli kalırdı.
Sonuç
Temizlik, bir uygarlık göstergesidir. Temizlik, bir eğitim meselesidir. Bunu ana okulundan başlayarak insanımıza öğretmek zorundayız. Çünkü ağaç yaşken eğilir. Japon çocuğu okulunu süpürmesini, oyun alanının temizlemesini daha küçüklükten başlayarak öğreniyor. Temizlemek için emek harcayınca da temiz tutmasını öğreniyor.
Temizlik imandan gelir demekle iş bitmiyor. Eylem gerek…