Şans, tasarımdan geriye kalandır!

Dr. Bertan KAYA
Dr. Bertan KAYA YENİ DÜNYADA YÖNETİM bertan.kaya@dunya.com

Bu başlık, sizlere bu köşeden iki sene­dir vermeye çalıştığım mesajı çok iyi özetliyor. Hep “İşinizi konjonktürel değil stratejik yönetin” diyorum. İşinizi stra­tejik yönetin derken aslında şunu kast ediyorum; işinizi öyle yönetin ki, makro koşullar ya da şans faktörü sizi minimum etkilesin. İşiniz ile ilgili kendi kaderinizi kendiniz belirleyin!

Oysa bugün durum çoğunlukla tam ter­si. Makro şartların düzelmesini, birileri­nin bizi tesadüfen fark edip, bize sipariş vermesini, işimizin birden mucizevi bir şekilde büyümesini bekliyoruz. ‘Stand by’ modunda yönetim de diyebiliriz bu­na. “Bertan Hocam, bu zor şartlarda işi devam ettiriyoruz, ayakta kalıyoruz, sa­tış yapıyoruz, ciro yapıyoruz, daha ne ya­palım diyenleri duyuyorum”, hayır bek­lentim bu değil. Sizin beklentiniz de bu olmamalı. Beklentim, sizin kendi sektö­rünüzde, yurt içinde ve dışında, tüm ra­kiplerden farklılaşarak, düşük fiyat-uzun vade-yüksek ciro-düşük kâr-düşük nakit sarmalından çıkıp, yüksek fiyat-sağlıklı vade-dengeli ciro-yüksek kâr-yüksek na­kit döngüsüne girmeniz. Yani işinizi şan­sa bırakmamak. Bunun yolu ise tasarım­dan geçiyor.

Keşfet ve tasarla

Keşfetmek, kendi sektörünüzdeki trendleri, olası fırsatları, gelen değişim dalgalarını, yıkıcı teknolojiler kaynaklı riskleri görmek ve bunları analiz etmek demek. Bu önemli. Buna ek olarak müşte­riyi, pazarı, rakipleri iyi analiz edip, kar­şılanmamış ihtiyaçları, rakiplerin göre­mediği noktaları, pazarın göz ardı edilen segmentlerini yakalamak demek. Bu na­sıl olacak? Çok okumakla, çok gezmekle, sürekli doğru soruları sormakla, sürekli araştırmakla. Ben sizin yerinizde olsam, tüm masrafları kısar ama yurt içi ve dışı fuarları, sektörel organizasyonları, hatta müşterilerimizin sektörleriyle alakalı ya da komşu sektörlerdeki organizasyonla­rı da kaçırmazdım. İyi fikirler, ilhamlar, bağlantılar oralarda!

Pek çoğumuz, yurt dışı fuarlara gidiyor, orada pasif bir şekilde vakit geçiriyoruz. Bu başka bir yazının konusu olabilir ama doğru olan, fuarlarda aktif olmak, sürekli meraklı gözlerle izlemek, temas kurmak, işinize yaramayacağını bilseniz de fark­lı insanlar, şirketler, ortamlar ile etkile­şimde kalmak. Şehri yürüyerek ve toplu taşıma ile dolaşmak, tarihi mekanlara, kafe ve restoranlarına gitmek, caddeler­de meraklı gözlerle etrafı izlemek. Gitti­ğimiz şehirlerin ruhundan ilham almak. Gördüklerimizi deneyimlerimiz ile bir­leştirmek. İnovasyon kanallarını açacak kültürel ve sanatsal faaliyetlere dahil ol­mak. Oysa çoğumuz bu işleri yapmıyoruz.

Tasarım

Keşif üzerinde daha çok yazarım ama yerimiz sınırlı. Ama meselenin özünü anladınız sanıyorum. Sonraki adım, tasa­rım. Neyi tasarlayacaksınız? Keşfettiği­niz fikirleri, ortaya koyduğunuz tespitle­ri, pazardaki boşlukları, nasıl değerlendi­rirsiniz? İş, hızlı şekilde fikrinizi ve buna bağlı stratejileri uygulamaya almayı ge­rektiriyor. Burada ürün, hizmet, iş mode­li veya müşteri deneyimi noktasında bir yenilik, bir inovasyon ortaya koyabilir­seniz, keşif başarılı sonuçlanır. Belki bir prototip, ya da bir pilot hizmet ile bu ino­vasyonun pazarda karşılığı olup olmadı­ğını deneyebilirsiniz. Hızlı olmak başarı­nın anahtarı.

Arayışta kalmalısınız

Bu biraz merak, biraz gözlem, biraz sor­gulama, biraz akıl, biraz da sezgi işi. Ama oturup, faizlerin düşmesini veya şirket­te işlerin mucizevi şekilde iyiye gitme­sini beklemekten daha iyi değil mi? Dün dünde kaldı ise ve yeni bir şeyler söyle­mek lazım ise, oturup beklemek neden? Yeni ürün ve hizmetleri, bunları müşteri­ye ulaştıracak iş modelini, organizasyon yapısını, süreçleri, bu işi yapacak insan profilini nasıl sağlayacağınızı, hangi tek­nolojiler ve kanallar ile bunları başaraca­ğınızı tasarlayın. Şansı beklemek yerine tasarımı tercih edin.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Business potpori 18 Mart 2025