Pazarlama neden eskisi gibi işe yaramıyor?

Dr. Bertan KAYA
Dr. Bertan KAYA YENİ DÜNYADA YÖNETİM bertan.kaya@dunya.com

Günümüzde bir şeyi üretmek değil, satmak önemli. Ancak satmak gide­rek zorlaşıyor. Artan rekabet, zorlu eko­nomik koşullar, şirketlerin ürün ve hiz­metlerini pazarlamada çok etkili yön­temler uygulamalarını gerektiriyor. Ancak her şeyde olduğu gibi maalesef pa­zarlama da da ‘emtialaşma’ söz konusu. Herkes bilindik, aynı işleri yapıp, farklı sonuç bekliyor.

Sanayi ve hizmet şirketleri ile gelenek­sel pazarlamanın (TV, radyo, basılı yayın, outdoor reklamcılığı, promosyon, gele­neksel satış) birleşik yapısına ünlü pa­zarlama gurusu Seth Godin ‘endüstriyel kompleks (bileşim)’ der.

Bu endüstriyel kompleks yapısının te­melleri, 2010’lu yıllarda inovasyon, sos­yal medya ve dijital pazarlama ile birlik­te epey sarsıldı.

Bugün başta Amerika olmak üzere, pek çok ülkede endüstriyel kompleks, yerini dijital ve yapay zekâ tabanlı entegre pa­zarlama biçimlerine bıraktı. Pazarla­ma değişti. İş yapma biçimleri, pazar ve müşteri ile ilişki kurma yöntemleri de­ğişti. Kitlesel işler sona erdi. Artık bıra­kın kitleleri ve segmentleri, doğrudan gruplar ve bireylere odaklı özelleştirile­bilir pazarlama modelleri ön planda.

Pazarlamada paradigma değişimi doğru yorumlanmıyor

Ülkemize ise bu değişim çok yanlış yo­rumlandı. Endüstriyel komplekste yer alan geleneksel pazarlama ile dijital pa­zarlama harmanlandı, radikal bir deği­şim yerine mevcut anlayış korundu, sa­dece dijital pazarlama bütçeleri tahsis edilerek, işe devam edildi. Halen kitle­sel pazarlama anlayışı devam ediyor. Bu da günümüzün Y, Z ve Alfa kuşakları ile pazarlama arasında büyük bir kopukluk oluşturuyor.

Ülkemizdeki pek çok markanın, 2025 senesinde dahi, bu endüstriyel komp­leksin eski oyun kuralları içinde kalma­ya çalıştığını görmekteyiz. Bunda elbette pek çok dijital ajansın ve danışmanın da katkısı büyük. Standartlaştırılmış ürün­leri geniş kitlelere düşük maliyetle ulaş­tırmayı amaçlayan, yüksek bütçeli rek­lam kampanyalarına dayalı modeller hala ülkemizin ana pazarlama anlayışı olarak devam ediyor.

Bugün bu işlere yatırım yapan yirmi, otuz markayı dışarıda bırakalım, kaçında kişiselleştirilmiş pazarlama, niş pazar­lama, topluluk odaklı pazarlama, hikaye anlatımı, dijital pazarlama ve deneyim­sel pazarlama gibi yaklaşımlar ciddi ola­rak ele alınıyor? Kaçında bu işlere bütçe ayrılıyor? Kaçının bunları entegre olarak içeren pazarlama modelleri var?

Geleneksel pazarlama neden halen güçlü?

En büyük firmalarda dahi dijitalleşme yatırımları eksik veya odaksız kalıyor. Geleneksel yöntemlerin hala etkili oldu­ğu düşünülüyor. Ayrıca veri analitiği, di­jital platformlar veya uzman ekipler için gerekli bütçe ya da bilgi birikimi her za­man mevcut değil. Buna bir de yıllardır aynı yöntemlerle çalışan firmaların, yeni stratejilere geçişin riskli olduğuna dair inançları eklendiğinde, pazarlamada ça­ğı yakalayamıyoruz.

Son olarak, Türkiye gibi bazı ülkeler­de, geniş kitlelere hitap eden geleneksel yöntemler hâlâ sonuç veriyor, çünkü be­lirli müşteri segmentleri dijital dönüşü­me henüz tam anlamıyla adapte olmadı. Bu da Türkiye’ye özgü bir dinamik.

Endüstriyel kompleksten çıkmalıyız!

En büyük rakibiniz ile geleneksel rek­lama dayalı, fiyat rekabetinden sıyrılma­nız için cesurca ben bu oyunda yokum demeniz lazım. Ciroya odaklı geleneksel pazarlamayı bırakıp, kâr ve nakite odak­lı ‘yeni nesil pazarlamaya’ yönelmeniz riskli gözükse de, esas bu ‘ciro oyunun­dan’ çıkmamak riskli.

Hedef kitlesini; topluluklar ve birey­ler olarak tanımlayan, ürün veya hizmeti ile ilgili niş pazarları bulabilen, onları iyi analiz eden ve en önemlisi yakından ta­nıyan ve bunlara yönelik olarak, gelenek­sel pazarlamanın dışına çıkıp, inovasyon, yapay zekâ ve dijital kanalları kullanarak pazarlama yapanlar bir adım önde olacak.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Business potpori 18 Mart 2025