OPEC showa başladı
Daha dumanı üzerinde tüterken geçen haftaki yazımın ardından OPEC+’ın üretim artırmaya gitmesi petrolde satış tarafından pozisyon taşıyanları oldukça mutlu etti. Buradaki hikaye göz göre göre gelen bir arz artışından başlayıp, ilerleyen zamanlarda ABD’de enflasyonun düşmesine kadar gidebilecek bir hikaye aslında. Şimdilik petrol cephesine bakarsak önümüzdeki aylarda fiyatta %10 - %15 arası düşüş görebileceğimiz düşünüyorum.
Ancak opsiyon piyasasında dikkatimi çeken bir konu var; sadece yakın vadelerde satım opsiyonlarındaki açık pozisyon sayısı alım opsiyonlarındakinden daha fazla iken, vadeler açıldıkça alım tarafındaki açık pozisyonlar daha fazla oluyor. Yani piyasa uzak vadelerde petrolün hala yukarı gidebilme ihtimalini değerlendiriyor. Ama bunu çok önemli bir konu olarak düşünmemek lazım, çünkü aylık vadelerle işlem gören petrol piyasasında vade bitimiyle yenilen kontratta yatırımcılar o anki konjonktüre göre hemen yeni fiyatlama yaparak durumu değiştirebilirler. Dikkat etmemiz gereken şu anda opsiyon piyasasının da aşağı yönü fiyatlıyor olduğu.
Avrupa piyasalarının yıldızı
İzninizle bir de geçen haftanın konularından olan Avrupalı savunma sanayii hisselerine değinelim. Geçen hafta sonundan Trump – Vance ikilisinin Zelensky’i kıstırmalarının ardından Avrupalı liderlerin Ukrayna’ya destek vermeleriyle Avrupa’nın savunma sanayii hisselerinde yükselişler devam etti. Öyle diyebilirim ki Pazartesi günü %16 yükselen hisseler oldu. Geçen hafta ismen paylaştığım hisselerin arasında sene başından bu yana Euro bazında %111, %88, %75 getiriler havalarda uçuştu. Trump’ın Avrupa’ya olan tavrına göre bu hisselerde hala dikkat çekici hareketler olacaktır.
Dolarınızı enflasyondan korumak
Şu anda ABD piyasalarının gündemini bir kez daha büyüme konusu meşgul ediyor. Ama uzunca bir süredir anlatılan enflasyon hikayesi de bitmiş değil. Hatta bunun bir göstergesi olarak piyasanın enflasyondan korunmak ve aynı zamanda parayı güvenli bir yere park etmiş olmak için kullandığı bir kıymetten bahsetmek istiyorum: enflasyona endeksli tahviller (EET).
EET’lerin geleneksel tahvillerden farkı vadesinin sonunda size geri ödeyeceği ana paranın tutarının enflasyona göre artış göstermesidir. Standart bir tahvilde, vade sonunda varsa eğer son kupon ödemesini ve 100 fiyattan elinizdeki nominal kadar ana paranızı alırsınız. Oysa EET’lerde enflasyonla birlikte anaparanız ne kadar olduysa onu alırsınız.
Daha çok enflasyona karşı koruma amaçlı kullanılan ve büyük miktarda sermaye kazancı beklenmeyen enflasyonist ortamlarda yatırımcıların tercih ettiği bu tür kıymetler son dönemde ABD’de en çok para girişini çeken varlık sınıflarından birisi oldu. 2022/23 döneminde $37.2 milyar para çıkışı olmasına rağmen – çünkü o dönemde Fed de faizleri yükseltince her türlü tahvilden çıkış olmuştu – sene başından bu yana ABD’de EET’lere $150 mio kadar giriş olmuş, Morningstar verisine göre.
Enflasyona endeksli tahviller imdadınıza yetişiyor
Gerçekten de ABD’de işlem gören ve TIP kısa ismiyle geçen EET borsa yatırım fonuna (ETF) baktığımızda enflasyondan arındırılmış 10 yıllık faiz getirisinin tersi ile yani bahsi geçen tahvil ile birebir uyum içinde hareket ettiğini görebiliyoruz. Bu da demektir ki ABD piyasasında enflasyonun yüksek kalmasından endişe eden bir yatırımcı, enflasyona karşı varlığını korumak istiyorsa TIP ve ya direkt olarak kısa vadeli EET’ler iyi birer yatırım alternatifi olabilirler.
Şöyle düşünmek belki senaryoyu gözümüzde canlandırmak için hayatı kolaylaştırabilir; diyelim ki hazinesinde yatırıma dönüştürmediğiniz doları olan bir şirketin sahibi, CEO’su veya CFO’susunuz. Şirket kuralları gereği bu parayı hisse gibi riskli yerlerde değerlendiremiyorsunuz. Bu durumda elinizde sadece eurobond piyasası veya DTH hesabı kalıyor. Ancak bu durumda da yine enflasyon riskine açıksınız ve şirketinizin yabancı para varlığını koruyabileceğinizden emin değilsiniz. İşte tam da bu noktada enflasyona endeksli tahviller imdadınıza yetişiyor.
Tabi hayat yine kolay değil, çünkü işin bir de vergisel boyutu var. Diyelim ki 5 sene vadeli bir EET aldınız ve her senenin sonunda bunlar cari enflasyona göre değerlendi, sonuçta ana para değeriniz arttı ama kıymetleri henüz satmadınız. Buna rağmen ABD kanunlarına göre değer artışından dolayı size vergi çıkıyor ve bunu ödemeniz bekleniyor. En son satışta veya itfasında mahsuplaşılıyor. Eh bir de oranın vergi dairesiyle cebelleşmemek için belki de en iyi seçim kısa vadeli EET’lerden oluşan ETF’leri tercih etmek olurdu.