'Onlar tatilde, biz çabalıyoruz…' düşüncesinin getirdiği verimsizlik…

Ferit Barış PARLAK
Ferit Barış PARLAK AYRINTI ferit.parlak@dunya.com

Çocukların:

Görerek/yaşayarak/ yaparak/sahiplenerek/ severek anlamasını/ öğrenmesini sağlamak…

* * *

1930’larda… 

Dini bayramlar da, özel/resmi bayramlar/haftalar da “bu hedef için”, “araç” oldu…

* * *

Örneğin… 

Üzüm kurutma/şıra/sirke/şıra/ şarap/pekmez/pestil yapımının arazide/okulda/ radyoda anlatıldığı:

1 hafta süren Üzüm Bayramı…

Çocuklar dahil herkesin beyninde yer ediyordu, emeğin/sabrın/ çabanın kazandırdıkları…

* * *

Köylü Bayramı…

Denizcilik Bayramı…

Tasarruf Haftası…

Kumbara Günü…

Yerli Malı Haftası…

Çocuk Bayramı…

Gençlik Bayramı…

* * *

9 gün tatil beklentisinden ziyade…

Paylaşmak, imece, birlikteliğin gücünü anlamaktı;

“Tanıdığını/ tanımadığını hatta küs/dargın/karşıt görüşte olduğunu mutlu etmekti” Ramazan/ Kurban Bayramı…

VELHASIL

“Onlar tatilde, biz çabalıyoruz…”;

“Yine memurlar dinleniyor, işçi çalışıyor…”; 

“Ücretlerde, çalışma şartlarında olduğu gibi tatil günlerinde de memurlar avantajlı…” gibi düşünceleri uyandırıp, çalışma barışını bozan; özel sektör yerine kamuda çalışmayı özendiren; verimsizliği daha da artıran, üretimden uzaklaştıran “bir aracı” yapıldı/oldu bayramlar, maalesef…

* * *

Bu tür uygulamaların da katkısıyla:

Hafta sonu açıklandığı gibi, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı ve genç işsizliği rekor üstüne rekor kırıyor…

* * *

Ve…

84 milyon ve daha yaşlı nüfusa sahip Almanya’da 46.1 milyon kişi sisteme “çalışarak” destek verirken;

85 milyon ve daha genç nüfuslu Türkiye, 23 milyon “prim ödeyen” çalışanda kalıyor…

 

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar