Önerilen çözüm yeni sorunlara kapı aralıyor

Çağlar KİMENÇE
Çağlar KİMENÇE PİYASA PERSPEKTİFİ caglar.kimence@dunya.com

Sorun sözcüğü, “üzerinde düşünülmeye değer ve çözüm getirilmesi, olumlu ya da olumsuz bir sonuca ulaştırılması gereken du­rum” olarak tanımlanıyor. Çözüm ise “bir so­runun çözülmesiyle ulaşılan, elde edilen so­nuç” şeklinde ifade ediliyor.

Günlük hayatta bir “sorunu” “çözme” du­rumu ise; mağdurun korunduğu, kayıplarının tazmin edildiği durumlara işaret ediyor. An­cak bu durum internette, sorunun bir sonuca bağlanması şeklinde de tarifleniyor ve olum­lu olduğu kadar olumsuz da olabiliyor.

Donald Trump, seçim döneminde jeopolitik sorunlara çözüm sağlayacağını vaat etmişti ve son günlerde bu vaatlerini pratiğe dönüştürü­yor. Trump ilk olarak Orta Doğu’daki olaylara müdahale ederek bu süreci başlattı. Rusya’da­ki gelişmelerle ilgili önerisini de çok beklet­meyeceğini ve birkaç gün içinde bu konuyla ilgili de açıklama yapabileceğini düşünüyo­ruz.

İki soruna da çözüm sunulması ilk başta kulağa hoş geliyor ancak sorunlara sunacağı çözümler, yeni sorunlara kapı aralayabilir. Fi­listin-İsrail olayı için gösterdiği çözüm yolu, Gazze’nin boşaltılmasını gerektiriyor. İkinci konu ise sürecin müzakereye açık olup olama­yacağı durumu. Bölgede oluşan huzursuzluk nedeniyle bölgedeki ülkelerin reaksiyonları­nı görüyoruz. Bu konuda Trump’ın geri adım atma ihtimalini, bölge ülkelerinden gelecek baskının büyüklüğü etkileyebilir.

Avrupa’yı Pazar yeri olarak görüyor

Rusya’da barışın tesis edilmesi konusu da gündemde. Bu hafta Rusya ile barış için bir anlaşma sunması beklenen Trump, bakalım nasıl bir “çözüm” sunacak?

Gerek Orta Doğu’da Gazze’nin boşaltılması gerekse Ukrayna’nın ciddi toprak kaybı; yeri­ni yeni bir soruna, gönülden kabule değil ker­hen kabul etme durumuna bırakacak. Böyle­ce, her iki bölge de gelecekte yaşanacak yeni bir çatışmanın gerekçesini hafızalarında tu­tacaklar. Rusya meselesinin çözüme kavuş­ması ile Avrupa, Rusya’dan enerji teminine tekrar başlayabilir ancak burada da Trump’ın gösterdiği yol farklı.

Trump ABD enerji kay­naklarını daha fazla çıkarmak, enerji piya­sasında söz sahibi olmak istiyor ve bu yolda Avrupa’yı da bir pazar yeri olarak görüyor. Bu sebeple, barış olsa bile Rusya Avrupa’ya ener­ji satamayabilir. Bu durumda Avrupa, ABD enerji kaynaklarına daha fazla bağlanabilir ve enerji temin etme maliyetleri yüksek kala­bilir. Farklı bir şekilde ifade etmek gerekirse Avrupa’nın, Rusya için pazar olduğu günler mazide kalabilir.

Görüldüğü üzere, sorunun çözümü demek; her şeyin eskisi gibi olacağı anlamına gelmesi değil, yeni bir sonuca varmak demek. Bu yeni sonuçlar ise yeni sorunlara kapıyı aralayabi­liyor. ABD açıkça tüm kuralları lehine çevir­mekten vazgeçmiyor.

Uluslararası denge ha­li ise Trump retoriğine uyumlanmak ve yeni denge noktaları oluşturmak zorunda kalaca­ğa benziyor. Çözüm denildiğinde düşünülen ile Trump’ın düşündüğü çözüm yolları ayrı­şabiliyor. Tüm fırsatları kullanma isteği ilk etapta sağlanabilir olsa da ne kadar sürdü­rülebilir olacağı büyük bir soru işareti gibi duruyor. Trump ise karmaşık hesaplamalar ve uzun planlar peşinde değil. Kısa vadeli ve taktiksel düşünerek hareket ediyor.

Önümüz­deki günlerde de Trump’ın yeni kararlarını takip edeceğiz. Gündemin hareketli, sürp­rizlere açık olmasını bekliyoruz. Bu kararla­rı öngörmek ise pek mümkün değil, o yüzden adım adım gitmekte fayda var. Kaldı ki ister bireysel ister kurumsal yatırımcı olun veya bir merkez bankası ya da karar organı olun, şu an kısa adımlarla ilerlemek tercih ediliyor.

Trump esas fiyatlara unsuru

Piyasa fiyatlama davranışında öncelikler değişti. Trump dönemi öncesinde ekonomik verilere ve merkez bankalarına odaklı hare­ket ediliyordu. Artık ana etken ve esas fiyatla­ma unsuru Trump oldu. Veriler ve para politi­kaları ise ikinci veya üçüncü sırada yer alıyor.

Varlık fiyatlamalarına baktığımızda, ABD hisse senetleri yine tercih ediliyor, teknolo­ji sektörü ise eskisi kadar olmasa da liderliği bırakmıyor ve yatırımcılar Trump’ın sunaca­ğı büyüme yanlısı adımlara odaklanıyor. Aynı zamanda, ABD tahvilleri ise kafası karışmış ve güvenli liman arayanların buluşma nok­tasına dönüşüyor.

ABD para birimi, son gün­lerde biraz zayıflasa da hala gücünü koruyor. Son olarak kafası karışanların ve güvenli li­man arayanların global çapta konsensüs sağ­ladıkları ürün ise altın. Altın, ABD’nin enflas­yon riskinden ötürü de tercih ediliyor ve ye­ni zirve tahminleri yapılıyor. Kısa adımlarla ilerleme halinin şu an varlıklara yansıması bu şekilde gerçekleşiyor. Bundan sonraki sü­recin ise ABD yönetimine bağlı şekilleneceği­ni düşünüyoruz.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar