Konut piyasasında neler oluyor? Veriler ve yorumlar ışığında bir analiz
Türkiye konut piyasası, son aylarda dikkat çekici bir hareketliliğe sahne oluyor. Özellikle 2024 yılının son çeyreğinde yaşanan satış artışları, 2025 yılı için önemli. Peki, bu hareketliliğin ardındaki dinamikler neler? TÜİK’in son verileri ve piyasa analizleri ışığında, konut piyasasında neler olup bittiğini inceleyelim istiyorum.
1.Konut satışlarındaki artışın nedenleri
2023 ve 2024 boyunca yüksek politika faizleri nedeniyle cazip olan mevduat getirileri, TCMB’nin 2025 yılı içinde daha yoğun faiz indirimine yöneleceği beklentisiyle cazibesini yitirmeye başladı. Bu durum yatırımcıları daha uzun vadeli ve güvenli gördükleri konut piyasasına yönlendirdi. Aynı zamanda, TCMB’nin KKM’yi azaltmaya yönelik politikaları sonucunda dövize yönelim sınırlı kaldı ve alternatif yatırım arayışına giren yatırımcılar konuta ağırlık verdi gibi görünüyor.
Diğer taraftan, döviz kurunda son aylarda büyük çaplı dalgalanmalar yaşanmaması, yatırımcıların döviz yerine reel varlıklara yönelmesine neden oldu. Buna ek olarak, Borsa İstanbul’da zaman zaman sert hareketlerin görülmesi, özellikle istikrarlı getiri arayan yatırımcıları konut gibi daha güvenli varlıklara yönlendirdi.
Geçmişte 18-20 yıl seviyelerinde olan kira çarpanı, son dönemde 15 yıl seviyelerine kadar geriledi. Bu da konut yatırımını daha cazip hale getirdi. Yatırımcılar, fiyatlar tam anlamıyla yükselmeden konut alıp yüksek kira getirisiyle pasif gelir elde etmeyi tercih etmeye başladı. Özellikle büyükşehirlerde konut satış fiyatlarındaki artış oranının enflasyonun gerisinde kalması ve fakat kira fiyatlarının seyri bu trendi destekleyen bir başka unsur oldu.
2.İpotekli satışlardaki artışın sebebi
2024 yılı boyunca azalan ipotekli satışlar, son TÜİK verisinde geçmiş yılın aynı dönemine kıyasla hızla artış gösterdi. Faiz oranlarının düşeceği ve konut fiyatlarının daha da artacağı beklentisi, beklemede olan alıcıları harekete geçirdi gibi.
Özellikle, TCMB’nin faiz indirim sürecine girmesiyle kredi limitleri gevşeyecek beklentisi ve konut kredi faizleri düşmeye devam edecek olması tüketicileri mevcut faiz seviyelerinden kredi kullanmaya teşvik etti. (Not: 2023 Ağustos’ta devreye giren BDDK’nin kredi sıkılaştırıcı tedbirleri, konut kredilerine erişimi ciddi şekilde sınırlamıştı. Eğer 2025 yılında bu tedbirler kaldırılırsa, ipotekli konut satışlarında yeni bir sıçrama yaşanabilir. Bankaların kredi verme iştahının artmasıyla birlikte, düşük faiz ortamında daha fazla alıcı konut piyasasına girebilir. Bu da hem talebi artırarak fiyatları yukarı çekebilir hem de satış adetlerini artırabilir.)
Bir başka konu ise, Türkiye’de konut kredileri ağırlıklı olarak sabit faizli olduğu için, tüketiciler gelecekte fiyat artışlarından etkilenmemek adına şimdiden harekete geçti diyebiliriz (Ki benzerini 2008 ve 2019 yıllarında da yaşamıştık). Faizlerin düşmesiyle birlikte refinansman yaparak daha düşük faizle kredi yapılandırma imkanı elde edeceklerini düşünen tüketicilerin krediyle alıma yöneldiklerini söylemek yanlış olmayacaktır.
3.Yapı İzinleri ve inşaat maliyetleri: Arz tarafında neler oluyor?
TÜİK’in Yapı İzin İstatistiklerine göre, 2024 yılının son çeyreğinde yeni inşaat ruhsatları artılı sınırlı kaldı, hatta 2023’e kıyasla azaldı. Bu durum, kısa vadede yeni konut arzının düşük seyredeceğine işaret ediyor. Özellikle büyükşehirlerde yeni konut projelerinin azalması, mevcut konut stoklarının değer kazanmasına neden olacaktır.
İnşaat Maliyet Endeksi verileri ise, inşaat maliyetlerinin yıllık bazda %35 artış gösterdiğini ortaya koyuyor. Arsa maliyetleri, işçilik giderleri ve malzeme fiyatlarındaki yükseliş, yeni konut üretimini zorlaştırıyor. Bu da, mevcut konut stoklarının fiyatlarını yukarı çeken önemli bir etken.
Sonuç…
Piyasadaki hareketlilik tesadüfi değil; makroekonomik koşullar ve yatırımcı davranışları tarafından şekillendiriliyor. Önümüzdeki dönemde TCMB’nin faiz kararları, enflasyon gelişmeleri ve inşaat sektöründeki arz dinamikleri konut piyasasının yönünü belirleyecek en önemli unsurlar olacak.
Ancak asıl soru şu: Hangi gelir grubu bu konutları satın alabilecek? Son yıllarda konut fiyatlarının gelir artışına kıyasla çok daha hızlı yükseldiği düşünülürse, bu süreç düşük ve orta gelir grupları için konut erişimini daha da zorlaştırabilir. Orta-üst gelir grubu alımları domine ederken, erişilebilir konut sorunu derinleşebilir. 2025 yılında adetsel yüksek satış düzeylerini görecek miyiz, yoksa bu durum erişim sorununu daha da ağırlaştıracak mı? Bunu hep birlikte göreceğiz.