İşlerin geleceği nasıl şekilleniyor?
Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) iki yılda bir yayımladığı İşlerin Geleceği 2025 Raporu küresel iş gücü piyasasının gelecekte nasıl şekilleneceğine dair önemli öngörüler sunuyor. Teknolojik gelişmelerden demografik dönüşümlere kadar geniş bir perspektifle hazırlanan bu rapor, iş dünyasını yakından ilgilendiren değişim dinamiklerini gözler önüne seriyor.
Bu yıl Sabancı Üniversitesi-TÜSİAD Rekabet Forumu (REF) kapsamında düzenlenen bir etkinlikte, İşlerin Geleceği 2025 Raporu›nun bulguları mercek altına alındı. TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Fatih Kemal Ebiçlioğlu açılış konuşmasında, önümüzdeki beş yıl içinde mevcut işlerin yüzde 22’sinin değişeceğini ve yetkinlik açığının küresel ölçekte büyük bir sorun haline geldiğini vurguladı. Bu dönüşüm, iş dünyasının ve eğitim sistemlerinin nasıl bir yol izlemesi gerektiğini tekrar sorgulatıyor.
Değişimin temel dinamikleri
WEF raporuna göre, 2030 yılına kadar küresel iş piyasasında 170 milyon yeni iş yaratılacak. Ancak aynı zamanda 92 milyon mevcut iş kaybolacak. Bu büyük dönüşümü tetikleyen beş temel faktör şu şekilde sıralanıyor:
-Teknolojik gelişmeler, yapay zekâ, otomasyon ve büyük veri alanındaki ilerlemeler, birçok sektörün çalışma şeklini kökten değiştirecek.
-Yeşil dönüşüm: Sürdürülebilir enerji ve çevre dostu teknolojilere olan talep artarken, yenilenebilir enerji mühendisleri gibi yeni meslekler ön plana çıkıyor.
-Ekonomik dalgalanmalar: Küresel enflasyon, jeopolitik riskler ve finansal dalgalanmalar iş piyasasını etkileyen kritik unsurlar olmaya devam edecek.
-Jeoekonomik değişimler: Küresel tedarik zincirindeki kaymalar ve bölgesel iş gücü hareketliliği, yeni istihdam modellerini beraberinde getiriyor.
-Demografik dönüşümler: Genç iş gücü nüfusunun artışı ve yaşlanan nüfusun etkisiyle, işverenlerin yetenek yönetimi stratejilerini yeniden şekillendirmesi gerekiyor.
Türkiye’de öne çıkan veriler
WEF raporunda Türkiye›ye dair dikkat çeken bazı başlıklar bulunuyor:
-Dijital erişimin yaygınlaşması, 2025- 2030 dönemi boyunca Türkiye iş gücü piyasasını dönüştürecek en önemli etkenlerden biri olarak öne çıkıyor.
-Türkiye’de en fazla talep görecek meslekler arasında robotik mühendisleri, yenilenebilir enerji mühendisleri ve otonom araç uzmanları bulunuyor.
-İşverenler, iş başında kullanılan becerilerin yüzde 44’ünün 2030’a kadar değişeceğini öngörüyor (Küresel ortalama yüzde 39).
-En hızlı büyüyen yetkinlikler; yapay zekâ, büyük veri analitiği, teknolojik okuryazarlık, siber güvenlik ve çok dillilik.
TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Yılmaz Yılmaz, etkinlikte yaptığı konuşmada yetenek dönüşümüne duyulan ihtiyaca dikkat çekerek, dijitalleşme ve yapay zeka gibi alanların hızla geliştiğini ve iş dünyasının bu değişime hızla adapte olması gerektiğini belirtti.
Fırsatlar ve tehditler
Raporda ortaya konan veriler, Türkiye iş gücü piyasası için hem büyük fırsatlar hem de ciddi riskler içeriyor. Özellikle yetkinlik açığı ve dijital eşitsizlik gibi konular, iş dünyası ve eğitim sektörü için acil çözüm bekleyen başlıklar arasında yer alıyor.
TÜSİAD’ın yaptığı araştırmalara göre, işverenlerin yüzde 74’ü dijital becerilere sahip yetkin çalışan bulmakta zorlandığını belirtiyor. Bu da eğitim sisteminin daha yenilikçi, teknoloji odaklı ve analitik düşünme becerilerini geliştiren bir yapıya evrilmesini zorunlu kılıyor.
Öte yandan, Türkiye’nin genç ve dinamik iş gücü potansiyeli göz önüne alındığında, bu dönüşüm süreci iyi yönetildiği takdirde büyük bir rekabet avantajına dönüşebilir Dijitalleşme ve yeşil dönüşüm alanlarına yapılacak yatırımlar, Türkiye’nin küresel iş piyasasındaki konumunu güçlendirebilir.
Geleceğe hazır olmak
Türkiye›nin bu dönüşüme ayak uydurması için eğitim sistemini güçlendirmesi, dijital becerilere yatırım yapması ve iş dünyasında esnek çalışma modellerini yaygınlaştırması gerekiyor.
İş dünyasının değişen dinamiklerine ayak uydurabilen şirketler ve çalışanlar, geleceğin iş piyasasında avantaj sağlayacak.