Hükümetin bir yıllık tarım karnesi...

Ali Ekber YILDIRIM
Ali Ekber YILDIRIM TARIM DÜNYASINDAN [email protected]

Türkiye'de tarım sektörüne bakış; politikalar, uygulamalar seçim yıllarında çok farklı olur.

Çiftçiye şirin görünmek ve kırsal kesimin oyunu almak için ürün fiyatları yüksek açıklanır. Ödemeler zamanında yapılır. Destekler artırılır. Sınırsız vaatlerde bulunulur.

Seçimden sonra her şey tersine döner. Bir sonraki seçime kadar çiftçi görmezden gelinir. Verilen sözlerin birçoğu unutulur. Destekler tırpanlanır. Ürün fiyatları düşük açıklanır. Ödemeler keyfe keder yapılır. Bu sadece AKP hükümeti dönemine özgü bir tutum değil, 1950'lerden beri böyle. Çiftçiye parayı veren oyu alır. Çiftçi de parayı görmenin sevinci ile şapkasını havaya, oyunu iktidar partisine atar. Bir sonraki seçime kadar şapkayı arar.

Geçen yıl 22 Temmuz seçimlerinden önce AKP hükümeti tarım bütçesinin yüzde 95'ini harcadı. Henüz ödemesi gelmemiş destekler, geçmiş yıllara ait bekleyen ne kadar alacak varsa hepsi ödendi.

Ürün fiyatları enflasyonun üzerinde açıklandı. Örneğin fındık fiyatı yüzde 29 artırıldı. Hükümeti protesto eden, yolları kesen fındık üreticileri hükümete oy verdi.

Çiftçinin kefalet borçları affedildi.

Çiftçi parayı görünce şapkayı havaya, oyunu AKP'ye attı.

Seçimden bu yana tam bir yıl geçti. Tarımda her şey tersine döndü.

Hükümet, son bir yılda tarımda neler yaptı?

Seçim öncesinde yaptıklarının tam tersini.

Tarımsal destekler düşürüldü. 2007'de 5 milyar 576 milyon YTL olan toplam destek 5 milyar 400 milyon YTL'ye düşürüldü.

Hayvancılık destekleri 1.3 milyar YTL'den 800 milyon YTL'ye düşürüldü. Üstelik, birçok destek kaldırıldı, yem bitkileri destekleri azaltıldı. Kaliteyi, verimliliği, büyük işletmeleri cezalandıran hayvan başına destek sistemine geçildi.

Mısırda destekleme primi 6,7 kuruştan 2 kuruşa düşürüldü.

Gübre ve mazota yüzde 100'e yakın zam gelmesine rağmen gübre ve mazot desteği artırılmadı. Doğrudan gelir desteği düşürüldü.

Toprak Mahsulleri Ofisi, 1938'den beri ilk kez buğday fiyatını açıklamadı. "Fiyat açıklarsak piyasa fiyatı düşer" gibi saçma sapan bir gerekçe uyduruldu.

Buğday, mısır, pirinç ve mercimekte üretimi artırıcı politikalar yerine işalatı artırıcı politikalar uygulandı.

Pirinçte büyük bir kriz yaşandı. İşalatla kriz çözülmeye çalışıldı.

2007 ürünü yem bitkileri, yağlı tohum prim destekleri ve 2007 yılına ait doğrudan gelir desteği ödenmedi.

Yaş meyve ve sebze ihracatında en önemli pazar konumuna gelen Rusya ile büyük bir kriz yaşandı. Ciddi tavizler verilerek kriz çözülmeye çalışılıyor. Henüz tam olarak çözülemedi.

Amerika'dan damızlık hayvan işalatına izin verildi.

Fındıkta, uygulanan politikanın devlet Hazine'sine faturası 1.5 milyar doları buldu. Seçimden önce, Toprak Mahsulleri Ofisi 4 YTL'den FİSKOBİRLİK'ten 50 bin ton fındık aldı. Seçimden sonra geçtiğimiz günlerde TMO, aldığı fındığın 30 bin tonunu 1.1 YTL'den FİSKOBİRLİK'e verdi. Bu operasyonun devlet Hazine'sine zararı 100 milyon YTL civarında.

Hükümet 1 yılda hiç mi iyi bir şey yapmadı? Elbette yapmıştır. Bunları Tarım Bakanlığı'nın internet sayfasından ayrıntılı ve abartılı olarak okuyabilirsiniz. Ayrıca, Başbakan tarafından açıklanan Güneydoğu Anadolu Projesi Yeni Eylem Planı yaşama geçirilebilirse tarım sektörüne büyük katkı sağlayacaktır.

Ziraat Bankası'nın desteği ile yapılan damla sulama yatırımlarının desteklenmesi gibi hükümetin olumlu çalışmaları da var.

Seçim öncesi ve sonrasında yapılanları yazmaya sayfalar yetmez. Ancak gerçek şu ki, bize gelen yüzlerce mesajda (www.tarimdunyasi.net'ten okuyabilirsiniz)  çiftçiler; "ellerimiz kırılsaydı da AKP'ye oy vermeseydik" diyor. Biliyoruz ki, kasımda seçim olsa ve hükümet 22 Temmuz öncesinde olduğu gibi seçim politikası uygulasa herkes gidip oyunu yine bu hükümete verir. Bundan kuşkunuz olmasın.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar