Geleceğimizi üretim ve tüketim tercihlerimiz belirliyor
Gezegende yaşamın sürmesi için, sürdürülebilir üretim ve tüketim kalıplarını sağlamalı ve güvence altına almalıyız. Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları “12 Sorumlu Üretim ve Tüketim” böyle söylüyor.
Sorumu üretim için iş dünyasına sesleniyor: Ürün ve hizmet üretiminde tüm sektörlerin çevre ve toplum üzerindeki etkisini iyi anlamalısınız. Bireyleri daha sürdürülebilir hayatlar benimsemeye yönlendirecek yaratıcı çözümler geliştirmelisiniz. Sorumlu tüketim için de tüm insanlara çağrıda bulunuyor: Düşünce, davranış, yaşam biçiminizi ve alışkanlıklarını değiştirmelisiniz. Satın alma kararı vermeden önce ders çalışmalısınız.
“Sağlıklı gelecek için tüketiciye ne önerirsiniz?” sorusunu Türkiye’nin ilk ekolojik çiftliklerinden birini Aydın Kuşadası Davutlar Köyü’nde kuran Gürsel Tonbul’a sormuştum. “Beslenme temel yaşam ihtiyacımız. Besin değeri yüksek, daha az besinle sağlıklı yaşayabiliriz. Tüketici doğru bilgiye ulaşmak için araştırma yapmalı. Telefon, ev, araba, giysi almak için para biriktiriyor, araştırma yapıyor, zaman ayırıyor.
Yaşam kaynağı olan besinleri seçerken de zaman ayırıp araştırma yapmalı.” demişti. Alışveriş sepetinize attığınız her ürün gezegeni nasıl etkiliyor biliyor musunuz? Seçim sizin. Satın alırken birkaç defa düşünün. En değerli varlığınız olan zamanınızı satarak kazandığınız parayı nelere harcıyorsunuz? Gerçek ihtiyaçlarınızın farkında mısınız? Sepetinize attığınız ürünün size ve gezegene faydası ve zararı nedir?
Satın aldıklarımızın saklı etkilerini bilmek her şeyi nasıl değiştirebilir?
Duygusal Zeka kavramı ile tanıdığımız Daniel Goleman, sonrasında yazdığı “Ekolojik Zeka” kitabında, bizi bu sorunun cevabı üzerine düşünmeye davet ediyor. Ürettiğimiz ve satın aldığımız ürünlerin gizli çevresel etkilerine değiniyor. Beden ve gezegen ekosistemine zarar veren üretime ve tüketicileri pasif kurbanlar olarak gören anlayışa karşı çıkıyor. Mühendislere, kimyagerlere ve mucitlere kamu yararıyla uyumlu üretimi öneriyor. Time dergisinin dünyayı değiştirecek 10 fikirden biri olarak gösterdiği Ekolojik Zeka diyor ki: “Bireysel tüketici, satın alma sorumlusu veya marka yöneticisi olarak satın aldığımız, sattığımız ya da ürettiğimiz şeylerin saklı etkilerini bilmek demek, güvenli gelecek demek. Satın alma kararlarımızdaki her bilinçli tercihin, iş dünyasında yankı bulması demek. Kolektif bir anlayıştan doğan yeni bir zekâ demek.”
Türetim Ekonomisi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Uygar Özesmi Podcast konuğum olduğunda ona sormuştum: Sorumlu yaşamak denilince ne anlayalım? “Sorumlu yaşamak gezegenin taşıma kapasitesi ile uyumlu yaşayabilmek” demişti. Gezegenin kaynaklarını tüketen varolan ekonomik sistem tükeniyor ve yerini yeni bir ekonomik sisteme bırakmak zorunda. Türetim ekonomisi çok karmaşık ve oldukça da üretken olan orman ekosistemini örnek alıyor. Sistemde birçok üretici ve tüketici, daha doğrusu türetici var. Doğaya ve topluma en az negatif veya olabildiğince pozitif etki eden, onarıcı, makro ölçekli döngüsel yeni bir ekonomik sistemi öneriyor.
“Davranış Bilimi” insanların davranışlarının nedenlerini ve sonuçlarını ve insanları bu davranışları yapmaya yönelten güdüleri inceliyor. Öyle görünüyor ki, ekonominin geleceğinde davranış biliminin etkisi her geçen gün daha da önem kazanıyor. Tüm dünyada hep birlikte çok büyük bir değişimin içindeyiz. Cesur olup adım atmak bir seçim.
* Podcast: Sürdürülebilir Yaşam Okulu #007 Türetim Ekonomisi ve Türetici Olmak. İyilik ve Güvene Dayalı Bir Ekosistem