Geleceği hackleyin!
Yapay zekâ yıkıcı bir inovasyonla tüm düzeni değiştirip işinizi hacklemeye çalışırken, siz nerede olacaksınız?
YZ sadece bir otomasyon aracı değil, iş dünyasını, beceri skalalarını ve ekonomik, sosyal yapıyı temellerinden sarsacak bir yıkıcı inovasyon (disruptive innovation) dalgası.
Bu kavram, yeni teknolojilerin mevcut ürünleri, hizmetleri, ihtiyaçları; kısacası tüm sistemi kökten değiştirerek geleneksel iş modellerini geçersiz kılması anlamına geliyor. Daha önce böyle bir süreci, sanayi devrimiyle fabrikalar, internetle finans, medya ve perakende sektörleri dönüşürken yaşamıştık. Şimdi ise YZ’nın, hayallerden tasarıma, üretimden hizmet sektörüne kadar her alanda köklü bir dönüşüm yaratışına şahitlik ediyoruz. YZ, hızla her alanda insan emeğini tamamlayıcı bir güç haline geliyor.
Ancak ve maalesef birçok lider, bu değişimi hâlâ verimlilik artıran bir otomasyon süreci gibi görüyor. Oysa bu, rekabetin tamamen yeniden tanımlandığı bir dönem. Artık mesele, daha hızlı veya daha ucuz üretim yapmak değil, iş yapış biçiminin kendisini yeniden baştan, yeniden tasarlamak.
Kendinizi bizzat siz yıkın, yoksa başkası yapacak!
İş dünyasında sıkça kullanılan “kurumsal kanibalizm” (corporate cannibalization – kurumsal yamyamlık) kavramı, şirketlerin kendi mevcut iş modellerini kasıtlı olarak aşamalı şekilde yiyerek, yok ederek daha yenilikçi ve rekabetçi bir versiyonunu yaratmaları anlamına gelir. Yani kendi ürününüzü, hizmetinizi veya iş modelinizi bilerek ve isteyerek devre dışı bırakmazsanız, bunu rakipleriniz sizin yerinize yapacaktır.
Meşhur örnekler; Netflix, DVD kiralama modelini baltalayıp kendi işini “yiyerek” dijital yayıncılığa geçmeseydi, bugün Blockbuster gibi tarihe karışmış olacaktı.
Apple, iPod’ı yiyerek iPhone’a öncelik vermeseydi, mobil teknoloji devrimini kaçıracaktı. Bugün iş modelinizi tamamen sıfırdan tasarlamak zorunda kalsanız, nasıl yapardınız? Eğer bu sorunun cevabını veremiyorsanız, bunu başkası yapacak ve sizin yerinizi alacak.
Yapay zekâ sadece bir araç değil, bir karar mekanizması
Çoğu şirket, YZ’yı operasyonları hızlandıran bir destek teknolojisi olarak görüyor. Ancak asıl fark, YZ’yı bir karar alma aracı haline getirmekten geçiyor.
Şirketinizde YZ, hangi süreçleri analiz edip öneri sunuyor, hangi iş kararlarında size yardımcı oluyor? Sadece insan yöneticilere bağlı bir organizasyonla mı ilerliyorsunuz, yoksa veri odaklı bir yönetim modeli mi kuruyorsunuz? Eğer YZ’yı yalnızca manuel işleri hızlandıran bir araç olarak görüyorsanız, gerçek dönüşümü kaçırıyorsunuz ve sadece masadan kalkışınızı erteliyorsunuz!
Zor sorular: Çalışanlarınızın yarısı bu dönüşüme uyum sağlayamayacak, peki ne yapacaksınız? Büyük dönüşümler, her zaman iş gücünde büyük kaymalara yol açar. YZ çağında bazı çalışanlar değişime ayak uyduramayacak. Geleneksel iş yapma biçimlerine bağlı kalan çalışanlarınızı nasıl dönüştüreceksiniz? Teknolojiye uyum sağlayamayanlara alternatif kariyer yolları sunacak mısınız? İş gücünüzü geleceğe taşımak için bir planınız var mı? Bu sorulara bugünden yanıt vermeyen şirketler, kısa süre içinde rekabet avantajlarını kaybetmeye başlayacak.
Liderlik, geleceği okuyanların işidir!
Sıradan şirketler, YZ ile maliyetlerini azaltıp sadece belirli bölümlerde test ederek mevcut iş modellerine küçük dijital dokunuşlar yaparken; Gerçek liderler, YZ ile tamamen yeni iş modelleri yaratıyor, karar alma süreçlerini veri odaklı hale getiriyor, YZ’yı şirketin her noktasında stratejik bir güç olarak konumlandırıyor. Eğer hâlâ “bizim sektöre, şirkete çok dokunmaz” gibi bir düşünce içindeyseniz, yanılıyorsunuz. Geleceğe fütürist gözlüklerle bakanlar, bu teknolojiyi rekabet avantajı yaratmak için kullanıyor.
l Şirketinizin geleceğini kendiniz hackleyin. l YZ’yı sadece kullanmayın, ona liderlik edin. l Rakipleriniz zorlamadan önce siz, kendiniz değişimi başlatın.
Bugün harekete geçmeyenler, çok yakında sadece rakiplerinin ne yaptığını izleyerek öğrenmek zorunda kalacak!