Gayrimenkul mü gayrimümkün mü?
250 yan sektörü ve 6 milyon çalışanı ile böylesine önemli ve hepimizin yaşamının bir parçası olan bu sektörü bundan tam bir yıl önce yine köşeme taşımıştım. O zaman yazımın başlığını “gayrimenkul gayrimümkün” koymuştum. Bakalım o günden bugüne ne değişmiş.
2024 yılının o dönemini hatırlayalım. Enflasyon son derece yüksek, faizler ise ulaşılamaz seviyelerde olduğu için kredileri kullanabilmek neredeyse imkansız idi. Hal böyle olunca elbette konut satışları da durma noktasına gelmişti. Ocak 2024’te enflasyon oranı aylık yüzde 6,70, yıllık yüzde 64,86 seviyesinde idi. Bu oran 2025’in Ocak ayında aylık yüzde 5,03, yıllık ise yüzde 42,12 olarak tespit edildi. Yani bir önceki ayın yıllık enflasyon oranından bir miktar da olsa düşüş anlamına geliyor.
Faiz oranlarını karşılaştırdığımızda ise Ocak 2024’deki politika faizinin yüzde 42,5’ten yüzde 45’e yükseltildiğini, Ocak 2025’de ise yüzde 47,5’ten yüzde 45’e indirildiğini hatırlıyoruz. Diğer bir deyişle faiz oranı her iki yılın ocak ayında da aynı. Ama ilginç olan şu ki 2025 yılında konut satışlarında bir artış söz konusu. Aslında sadece rakamlar ile konuştuğumuzda enflasyonda düşüşün sadece yüzde 1,67 iken, faizde ise oranların aynı olduğunu görüyoruz. Peki buna rağmen gayrimenkul sektöründe durum nasıl bir değişim gösterdi.
Ocak ayında satışlarda yüksek artış
Verilere rağmen, ülkemizde gayrimenkul sektörü son dönemde önemli değişiklikler olduğunu işaret ediyor. Ocak 2025’te konut satışları, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 39,7 artarak 112 bin 173 adede ulaşırken, sektörde önemli bir toparlanmanın olduğunu gösteriyor. Ancak, konut fiyatları reel olarak düşmeye devam ediyor. Merkez Bankası’nın verilerine göre, Ocak ayında konut fiyatları aylık yüzde 4,7 artış göstererek enflasyonun altında kalırken, yıllık artış ise yüzde 31,9 olarak belirlendi. Ayrıca, 2024 yılında ipotekli konut satışları 158 bin ile son 12 yılın en düşük seviyesinde kaldı. Bu durum, kredi faizlerinin yüksekliğinin halen sektördeki etkisinin yüksek olduğunu ortaya koyuyor.
Ortaya çıkan tablo ülkemizde gayrimenkul sektöründe büyüme olduğunu göstermekte. 2023 yılına göre 2024’te konut satışları bir önceki yılın üzerinde gerçekleşmişti, 2025’te ise sektör ve ekonomistler artışın daha belirgin olmasını bekleniyor. Piyasanın arz ve talep dengesi durağanlığın ardından birbirine yaklaşmaya başlarken, gayrimenkul yatırımları ve sektörün genel hacmi de bu doğrultuda büyümeye devam edecek gibi görünüyor.
Fiyatlar nereye evrilir
2008’de ABD’de başlayan ve dünyaya yayılan mortgage krizini bir hatırlayalım. Evvela olay finansal bir kriz olarak algılansa da, sonraları reel sektöre yayıldı ve küresel bir ekonomik krize dönüştü. Gayrimenkul piyasasının bir anda değer kaybetmesi ve bunun sonucu olarak kişisel iflasların artması ile kriz büyümüş ve dünyaya yayılmıştı.
Ülkemizde gayrimenkulde genel tablo, ihtiyacı olanlardan daha fazla yatırımcıların yüksek sayıda ama düşük fiyatlarla alım yapma eğiliminde olduğu yönünde. Bu durum her ne kadar stok miktarında düşüşe sebebiyet verse de fiyatlar konusundaki spekülasyonları önemli derecede etkilemekte. 2024’de yeni projelerin sayısında ciddi bir azalma olduğundan söz etmiştik, ancak son birkaç ayda proje sayılarında önemli bir artışın olduğunu, pek çok yeni konut projesinin devreye alındığını söylemek mümkün. Öte yandan ülkemizde genel olarak artan işçilik maliyetlerinin konut maliyetlerini de önemli ölçüde arttırdığı düşünüldüğünde fiyatların yeniden yukarıya doğru evrileceğini söyleyebilmek mümkün. Elbette bu durum satışların artmasına da bağlı, ancak yatırımcıların bir an önce nakde dönme isteğiyle yapacağı kampanyalar da belirleyici olacaktır.
Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Genel Müdürü Yasir Yılmaz, 2024 yılında konut satışlarının yüzde 20,6 artışla yaklaşık 1,5 milyon adede ulaştığını ifade ederken, yılın son aylarında yaşanan bu artışın, sektördeki güçlü talebin devam ettiğini, faiz oranlarında beklenen düşüşlerin ve genişleyen para arzının gayrimenkul yatırımlarını daha cazip hale getireceğini belirtmesi konut sektöründekileri bir parça da olsa heyecanlandırmış durumda.
Kimine göre üretim ve ticaret, pek çok emlak danışmanı için geçim kaynağı, kimine göre yatırım aracı, milyonlarca insan için ise yaşamını idame ettirebilmek için yapılan en önemli kişisel yatırım. 80 milyon insanı da ilgilendiren gayrimenkul piyasasını fırsatçıların değil, piyasa koşullarının ve arz-talep dengesinin yönlendirmesi, hiç şüphesiz gelişmişliğimizin de önemli bir göstergesi olacaktır.