Değer artış kazançlarında etkin vergileme sorunu
En genel biçimiyle değer artış kazancı, bir kişinin veya kurumun sahip olduğu varlıkların, alım fiyatı ile satım fiyatı arasındaki farktan kaynaklanan kazanç anlamına gelmektedir. Gelir vergisi sistemimizde çeşitli mal ve hakların elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artışı kazançları olarak vergilendirilmektedir.
Değer artış kazançlarının vergi gelirleri içindeki payı, kazancın nasıl kavranacağı, ne zaman vergileneceği yahut nasıl endekslenmesi gerektiği gibi bir dizi soru söz konusu kazancın vergilenmesi bakımından tartışmalı olmuştur. Değer artış kazançlarıyla ilgili bu ve benzeri sorulara cevap aramaya çalışan yakın tarihli bir OECD çalışması konuyu kapsamlı biçimde ele almıştır.*
Değer artış kazançlarında vergileme
Sistemimizde değer artış kazançları Gelir Vergisi Kanunu’nun ilgili maddeleri çerçevesinde belirli koşullar altında vergilendirilmektedir. Ancak bu kazançlara uygulanan istisna ve indirimler de söz konusudur. Değer artış kazancının vergilendirilmesi, kazancın elde edildiği varlık türüne, elde bulundurma süresine göre değişiklik göstermektedir. Değer artış kazancının hesaplanmasında, varlığın alış ve satış tarihlerindeki değerleri, enflasyon düzeltmeleri ve diğer giderler dikkate alınmaktadır.
Raporun kapsamı
Rapor, OECD ülkelerinin değer artış kazançlarının vergilendirilmesine ilişkin deneyimlerini inceleyerek, değer artış kazançlarına diğer gelir türlerine kıyasla daha avantajlı vergi muamelesi sunmanın gerekçelerini, zorluklarını ve sonuçlarını analiz etmektedir.
Uygulamada, mevcut değer artış kazançlarını vergilendirme sistemleri genellikle vergi adaletini zayıflatmakta, ekonomik çarpıklıklara yol açmakta ve gelir artırma potansiyelini sınırlamaktadır. Hedefe yönelik vergi muafiyetleri ve vergilendirme esasına yapılan düzenlemeler gibi alternatif yaklaşımlar, bu zorlukların bir kısmını çözebilir; ancak bu tür önlemlerin denge unsurları dikkatle değerlendirilmelidir. Rapor, olası politika reformlarını değerlendirmek için bir temel oluşturmaktadır.
Raporun çıktıları
Değer artış kazançlarının avantajlı vergilendirmesini haklı çıkarmak için farklı gerekçeler öne sürülmekle birlikte destekleyici kanıtlar karışık bir görünüm taşıyor. Değer artış kazançlarında vergi indiriminin toplam tasarrufları önemli ölçüde artırdığı veya toplam tasarruflardaki artışların daha yüksek yerel yatırımla sonuçlanacağı görüşünü destekleyecek çok az kanıt bulunmaktadır.
Değer artış kazançlarında vergi indiriminin girişimciliği teşvik ettiğini öne süren araştırmalar, belirli yatırımcı türleriyle sınırlıdır ve daha genel olarak, vergi indirimi bir etki yaratsa bile, diğer vergi ve vergi dışı politikalar daha etkili olabilir. Kişiler bakımından çifte vergilendirme veya enflasyonist kazançların vergilendirilmesini tazmin etme gibi bazı gerekçeler, vergi indirimleri için daha güçlü bir argüman sunsa da amaca özgülenen indirim biçimleri bu hedeflere daha doğrudan ulaşabilir niteliğe sahiptir.
Avantajlı değer artış kazançları vergi uygulaması, emek gelirinden sermaye gelirine kaymalar ve yatırım ve kar dağıtım tercihlerinde bozulmalar gibi ekonomik bozulmalara yol açma potansiyeline sahiptir. Benzer gelir düzeylerine sahip ancak farklı kaynaklardan elde eden bireylerin farklı vergi yükümlülükleriyle karşılaşması nedeniyle yatay eşitliği azalttığı gibi, yüksek gelir ve servete sahip bireylerin hem gerçekleşmiş hem de gerçekleşmemiş değer artış kazançlarından orantısız bir pay alması nedeniyle dikey eşitliği de azaltır. Vergilendirmenin realizasyona bağlı olması esası, bireylerin değer artış kazançlarının elde edilmesini stratejik olarak ertelemesine veya zamanlamasına da olanak tanımaktadır.
Diğer öneriler, vergi minimizasyonunu azaltmak için vergilendirmenin realizasyona bağlı olması esasını ayarlamayı veya değiştirmeyi kapsamaktadır. Bunlar; realizasyon esaslı vergilendirmeyi sürdürmek ancak belirli olaylarda kazançların realize olmuş sayılmasını sağlamak, geriye dönük vergilendirme yoluyla bir erteleme ücreti uygulamak veya realizasyon esaslı vergilendirmeden değer artış kazançlarını tahakkuk ettikleri anda vergilendirmeye geçmek gibi seçenekleri içermektedir.
Bu çeşitli seçeneklerin artıları ve eksileri dikkatlice değerlendirilmelidir. Ancak, belirli olaylarda (örneğin, ölüm veya göç) kazançların gerçekleşmiş sayılması, bazı kazançların tamamen vergi dışı kalmasını önleyerek realizasyon esaslı değer artış kazançları vergilerini güçlendirmede önemli bir rol oynayabilir.
*Taxing capital gains, Country experiences and challenges, OECD Taxation Working Papers
26 February 2025, https:// www.oecd.org/en/publications/ taxing-capital-gains_9e33bd2b-en.html