ÇİN… Daha yeni başlıyor...

Prof. Dr. Dilek LEBLEBİCİ TEKER
Prof. Dr. Dilek LEBLEBİCİ TEKER dilekleblebici.teker@dunya.com

Dünya’da dengeler değişirken, rekabet daha karmaşık. Son yılların yükselen ekonomisi Çin, fakir bir ülkeden küresel bir güce dönüşürken; görünen o ki, çok sayıda Batılı firmaya kepenk indirtecek.

Çin’in yükselişi tesadüf değil . . .

En başında belirtmek lazım ki, Çin hem ABD hem AB için hem önemli bir pazar hem de önemli bir rakip. Küresel büyü­meler sınırlı bir aralıkta hareket eder­ken, Çin’in bu göstergedeki üstün per­formansı yıllardır takip edilir. Örneğin 90’lı yılların başında Çin yaklaşık yüzde 14 büyürken, aynı dönemde ABD yüzde 4, Almanya yüzde 2 ve AB yüzde 1.8 bü­yümüştü.

Pandeminin ilk yılı küresel kü­çülmeler yaşanırken, Çin yüzde 2.2 bü­yümüştü. En son veri ise şimdilerde Çin için yüzde 5’lik bir büyüme tahminine işaret ederken, AB tarafında yüzde 1’den ve ABD için yüzde 3’ten daha düşük bir büyüme performansı öngörülüyor. Al­manya zaten negatifte. Çin’in son yıllarda önemli devlet destekleri ile küresel mar­kalar yarattığını ve rekabeti kendi lehine çevirdiğini görüyoruz.

ABD’li teknoloji devleri yapay zekâ endüstrisinde büyük yatırımlar yapmakta. Mesela göze çar­panlar, 100 milyar dolar ile Amazon, 80 milyar dolar ile Microsoft, 75 milyar do­lar ile Google ve 65 milyar dolar ile Face­book olurken, Deepseek gibi Çin’li şirket­lerin bu büyük yatırımları gölgede bırak­ma olasılığını da kenara yazmak gerekir. Zira tüketicinin gözü de Çin’li markala­rın inovasyon potansiyelinde.

Çin bağımlılığı sanayi devi Almanya’yı tahtından ederken

Almanya bir dönemin sanayi ve tekno­loji devi olarak kabul edilirken, bir sü­redir zor bir dönemden geçiyor. Burada hem düşük maliyetli Rus gazına erişim zorluğu hem de Çin etkisi ön plana çıkı­yor. 1990’lı yıllarda Çin’in ucuz işgücü ve gevşek çevreci politikalarından nema­lanmak için çok sayıda gelişmiş ülke şir­ketleri üretimlerini Çin’e taşırken, kim­se bu bolluğun bir sonu olacağını hayal etmemişti. Çin daha önceki yıllarda üre­tim için Alman makine ve mühendisine ihtiyaç duyarken, şimdilerde makinesi­ni kendisi üretmiş, mühendisini yetiş­tirmiş hatta bazı makineleri Almanya’ya ihraç eden bir Çin şekline dönüştü.

Al­manya en çok Çin’den mal alıyor ancak Çin’in toplam ihracatının sadece yüz­de 3’ü bu ülkeye. Çin verileri bu ülkenin dış ticarette çok sayıda pazara hitap et­tiğini açıkça ortaya koyuyor. İşte bu ko­şullar da Çin’i eskisinden daha güçlü bir yere konumlandırıyor. Çin’e ticaret sava­şı açmak eskisi gibi kolay olmayabilir. Zi­ra Çin, küresel pazarlara öyle bir penetre etti ki, Çin’in talebinde küçük bir daral­ma bile çok sayıda Batılı ülke için dur­gunluk çanlarına işaret ediyor.

Bu da çok sayıda Amerikan ya da Avrupalı şirket için önemli bir risk olarak kabul ediliyor. Çin’de bu konuda elinin kuvvetli olduğu­nu iyi biliyor. İşte Almanya’da Çin’in bu hırslı büyüme hikayesine yetişemiyor. Bir zamanların Alman otomotiv devleri, Çin’in elektirikli araçları karşısında re­kabet edemiyor. Trump’ın fosil yakıt düş­künlüğü ya da elektrikli araçların aslında o kadar da çevreyi korumadığı haberleri­nin, Çin’in bileğini bükme çabaları oldu­ğu olasılığını da değerlendirmek gerekir.

Yeni Çin markaları dünyaya yayılacak . . .

Çin’li markalar da artık gelir/kâr ya da piyasa değeri gibi farklı göstergelere göre en büyük şirket sıralamalarında üst sıra­larda yerini alırken, ismini çok iyi bildi­ğimiz şirketlerle üst segmentte yarışıyor. İnovatif büyümede öncü gösterge olan pa­tent başvuru sayıları Çin’i açık ara öne çı­karıyor. Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü’nün en son yayınladığı rapora göre (2023 yılı) küresel patent başvuruları 3.5 milyonu aşarken, bunun 1.6 milyonunu Çin’den ge­len başvurular oluşturuyor.

Teknoloji de­vi ülkelerden gelen rakamlar ABD’de 518 bin, Japonya’da 414 bin ve Almanya’da 133 bin’e işaret ediyor. Bu patent başvuru­larından kaçı gerçekleşir, ürün şekline dö­nüşür ve markalaşır bilinmez ama küçük bir oran bile, kısa dönemde çok sayıda ye­ni Çin’li markanın hayatımıza gireceğinin kanıtı. Batı’ya bağımlı bir Çin mi? Çin’e bağımlı Batı mı? Göreceğiz. . .

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Siyah Kuğu 26 Mart 2025
Kripto baharı mı? 15 Ocak 2025
Suriye meselesi 11 Aralık 2024
Faiz kararları 04 Aralık 2024