Bayram, ekonomi ve toplum ilişkisi

Şevket SAYILGAN / Ekonomist
Şevket SAYILGAN / Ekonomist sevket.sayilgan@dunya.com

Bayramlar, Türkiye'de dini ve kültürel önemlerinin yanı sıra ekonomik hareketliliğe de büyük katkı sağlamaktadır. Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı gibi önemli dini bayramlar, özellikle perakende, turizm, ulaşım ve gıda sektörlerinde canlanma yaratırken, aynı zamanda bazı ekonomik riskler de doğurmaktadır.

Bayramların ekonomiye pozitif etkileri

1. Artan tüketim harcamaları

Bayramlar, tüketici harcamalarının zirveye çıktığı dönemlerdir. 2023 yılında yapılan bir araştırmaya göre:

Ramazan Bayramı döneminde perakende sektöründe harcamalar %30 artmış,

Kurban Bayramı'nda ise bu oran %40'a ulaşmıştır. Alışveriş merkezlerinde ziyaretçi sayısı %50'ye kadar artarken, elektronik ve giyim satışlarında da büyük oranda bir hareketlilik görülmüştür.

2. Turizm ve konaklama sektöründe büyük canlanma

Bayram tatillerinde otellerin doluluk oranları %90'lara ulaşmaktadır.

Tatil beldelerine olan talep %50 oranında artmakta, yerli turizme katkı sağlamaktadır.

2023 yılında Kurban Bayramı tatilinde Antalya, Muğla ve Bodrum gibi popüler tatil bölgelerinde turizm gelirleri %60 oranında artmış, oteller erken rezervasyon sistemleri ile dolmuştur.

3. Ulaşım ve lojistik sektöründe hareketlilik

Bayram dönemlerinde kara, hava ve demiryolu ulaşımında yoğunluk artmakta,

Otobüs ve uçak bilet fiyatları %20-50 arasında artış göstermektedir. Karayolu ulaşımında şehirler arası seyahat oranları %70 oranında artış gösterirken, otoyol ve köprü geçişlerinden elde edilen gelirler de ciddi seviyelere ulaşmaktadır.

4. Gıda ve kurban pazarlama ekonomisine katkı

Ramazan Bayramı öncesinde tatlı ve şekerleme satışları %40 artmaktadır. Kurban Bayramı'nda 2023 yılında yaklaşık 7 milyon hayvan satılmış ve toplam pazar hacmi 60 milyar TL’yi geçmiştir.

Kasap ve mezbaha sektörü de büyük bir ivme kazanarak ekonomik faaliyetleri desteklemiştir. Tabii, işte günümüzde Türkiye'deki bayram kültürünün yaşadığı değişimle ilgili eklediğim yeni bir bölüm:

Bayramların ekonomiye negatif etkileri

1. Enflasyon baskısı

Bayram dönemlerinde artan talep, fiyatları yukarı çekmektedir. 2023 yılında bayram öncesi ve sonrası fiyat artışları nedeniyle Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) %2-3 oranında yükseldi. Özellikle gıda ve akaryakıt fiyatlarında spekülatif fiyat artışları gözlemlendi.

2. İş gücü kaybı ve verimlilik düşüşü

Bayram tatillerinin 9-10 gün sürebilmesi, kamu ve özel sektörde iş kaybına neden olmaktadır. Şirketlerin verimliliği azalmakta ve bazı sınamalar uzun tatil sebebiyle gecikmektedir. Uzun tatil dönemleri sanayi üretimini ve bazı hizmetleri aksatabilmektedir.

3. Ulaşımda yoğunluk ve maliyet artışı

Bayram dönemlerinde şehirler arası ulaşım yoğunlaşmakta, Otobüs ve uçak fiyatlarının %50'ye varan oranlarda artması, vatandaşların seyahat maliyetlerini yükseltmektedir. Karayollarında trafik kazalarında da belirgin bir artış gözlemlenmektedir.

Günümüzde bayram kültürünün yaşadığı değişim

Türkiye'deki bayram kültürü, zaman içinde toplumsal, ekonomik ve teknolojik faktörlerle önemli bir değişim sürecine girmiştir. Bu değişim, özellikle modernleşme, şehirleşme ve dijitalleşme gibi olgularla şekillenmiştir. Bayramların geleneksel anlamı hâlâ güçlü olsa da, günümüz şartlarında bazı kültürel değerler ve uygulamalar değişime uğramıştır. Bu değişimin bazı önemli boyutları şunlardır:

1. Şehirleşme ve aile yapısındaki değişim

Büyük şehirlerde yaşayan bireyler, bayramlarda ailelerine ve köylerine olan ziyaretlerini sürdürmekte zorlanmaktadırlar. İş ve eğitim hayatı, şehirlerdeki yoğun yaşam temposu ve ulaşım zorlukları, ailelerin bir araya gelmesini zorlaştırmıştır. Aileler arasındaki bayram ziyaretleri, özellikle büyük şehirlerde daha kısa süreli ve daha az yoğun hale gelmiştir. Bu, geleneksel aile bağlarının zayıflaması ve kuşaklar arası ilişkilerin değişmesiyle sonuçlanmaktadır.

2. Teknolojinin etkisi

Teknolojinin ilerlemesi, bayram kültürünü dijital ortamlara taşımıştır. Özellikle sosyal medya ve dijital iletişim araçları, bayramlaşmayı fiziksel bir araya gelme yerine online ortamda gerçekleştirmeyi yaygınlaştırmıştır. Aileler, bayramda telefonla ya da sosyal medya üzerinden birbirlerine bayram mesajları göndermekte, görüntülü aramalarla birbirlerini kutlamaktadır. Bu, bazı insanlar için rahatlatıcı bir çözüm olsa da, geleneksel yüz yüze görüşmelerin yerini tam anlamıyla almış değildir.

3. Tüketim kültürünün güçlenmesi

Bayramlar, Türkiye’de daha çok tüketime dayalı etkinliklerle ilişkilendirilmeye başlanmıştır. Özellikle genç nesil, bayramları yeni kıyafetler almak, hediyeler vermek ve büyük alışverişler yapmakla özdeşleştirmektedir. Bu, bayramların geleneksel kültürel anlamından ziyade, tüketim odaklı bir kutlamaya dönüşmesine yol açmıştır. Alışveriş merkezleri, bayram döneminde yoğun promosyonlar yaparak bu tüketime yönlendiren kampanyalar düzenlemektedir.

4. Kurban Bayramı ve değişen islamî uygulamalar

Kurban Bayramı, geleneksel olarak köylerde ve kırsal alanlarda yapılan büyük kurban kesme etkinlikleri ile tanınırdı. Ancak, şehirleşmenin etkisiyle kurban kesimi büyük ölçüde şehirlerdeki kasaplar ve mezbahalarda yapılır hale gelmiştir. Ayrıca, online kurban bağışı sistemleri de gelişmiş ve bayramın dini anlamı, dijital platformlar aracılığıyla daha geniş bir kitleye ulaşmaktadır. Bu, bayramın geleneksel kutlama biçimlerinden bir sapma olarak değerlendirilebilir.

5. Sosyal dayanışmanın dijitalleşmesi

Günümüzde bayramlar, sosyal dayanışma ve yardımlaşma konusunda da dijitalleşmiş bir yapıya bürünmüştür. Yardımlaşma kuruluşları, bayramlarda bağış toplamak ve ihtiyaç sahiplerine yardım etmek için sosyal medyayı etkin bir şekilde kullanmaktadır. Ayrıca, internet üzerinden gıda, giyim ve diğer bayram ihtiyaçları sipariş edilebilmekte, bu da bayramın alışveriş ve yardımlaşma yönünü değiştirmektedir. Ancak, bu dijitalleşme süreci, bayramın geleneksel "komşulara gitme" ve "yardımlaşma" gibi fiziksel etkileşim gerektiren yanlarını zayıflatmıştır.

6. Dini ve manevi boyutun zayıflaması

Modern toplumda, özellikle genç nesil arasında bayramların dini ve manevi boyutları zaman zaman sekülerleşmiş ve daha az vurgulanmaya başlanmıştır. Bazı bireyler, bayramları sadece tatil ve eğlence dönemi olarak görmekte, dini ibadet ve anlamını göz ardı etmektedir. Bu değişim, bayramların manevi yönüne olan ilgiyi azaltmış ve kutlamaların daha çok sosyal ve kültürel bir etkinlik haline gelmesine yol açmıştır.

Günümüzde Türkiye'deki bayram kültürü, hızlı sosyal ve ekonomik değişimlere paralel olarak bir dönüşüm sürecinden geçmektedir. Geleneksel bayramlaşma ve toplumsal etkileşimler, dijitalleşme, şehirleşme ve tüketim odaklı kültürle şekillenen yeni biçimlere evrilmiştir. Ancak, bayramların toplumsal dayanışma, aile bağlarını güçlendirme ve kültürel kimlik oluşturma gibi fonksiyonları hâlâ önemlidir. Bayram kültüründeki bu değişim, toplumun çeşitli kesimleri arasında farklı bakış açılarına ve yaşam tarzlarına yol açarken, geleneksel değerlerin de bir şekilde korunması gerekliliğini gündeme getirmektedir.

 Kapitalist sistemin insanın metalaştırması ile birlikte hedoist anlayışı egemen kılması manevi ihtiyacımızın tatmin edilememesine neden olmaktadır. İnsanlığın girdiği bu çıkmaz sokakta en azından Türkiye’nin kendi ülkesinde alternatif yaşam anlayışının da bir ütopya olduğunu bilmekle birlikte, gerçekleştirmesini umutla beklemeye devam ediyorum. 

Son Sözler: “İyilerde ne inanç ne umut kaldı artık. Oysa kötüler coşkun, kabına sığmıyor.” Slovoj Zizek

“Bir insanın ölçüsü, eline geçen güçle ne yaptığıdır” Platon

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar