Baskı bu kez ABD içerisinden doğuyor
Cuma günü açıklanan satın alma müdürleri endeksi (PMI) verilerinde, ABD hizmet verileri beklenenin altında geldi. Beklenti hafif iyileşme olması yönündeydi ama sonuç belirgin şekilde zayıf kaldı. Yine aynı gün ABD Michigan tüketici güven endeksi verisi de beklenenin aksine yavaşlamayı işaret etti. Bu zayıf verileri ABD iç talebinde, tatsız bir durum oluştuğu şeklinde yorumlayabiliriz.
Normal şartlarda ülkenin yeni yönetici ekibi daha büyük, daha iyi bir ekonomiyi vadetmiş ve bu söylemleriyle iktidara gelmişti. Yönetim, daha iyi olmanın araçlarından birini ise kamuda verimliliği artırmak olarak tanımlıyor ve bu yönde harekete de geçtiler. Kamuda çalışan sayısını azaltarak verimliliği artırmak ve bütçe açığını kontrol altına almak istiyorlar.
Okuyunca sıcak, makul ve mantıklı gelen bu istek, pratiğe dönüşünce maalesef aynı tadı vermiyor çünkü bu durum neticesinde, bazı kamu çalışanlarının iş akitlerinin sonlanması gerekiyor. Hal böyle olunca da toplumda, “işini kaybetme riski” konuşulmaya başlanıyor. O vakit toplumun kendini ekonomik olarak güvende hissetme ihtiyacı artıyor, eş zamanlı olarak da harcama talebi azalma sinyali veriyor. Yukarıda ifade ettiğimiz verilere biraz da bu şekilde bakılması gerektiğini düşünüyoruz.
Eğer ülke yönetimi bütçeyi toparlamak için agresif şekilde davranmayı sürdürürse, ABD iş gücü piyasasının dalgalanması, zarar görmesi ve işsizlik oranının artması doğal bir sonuca dönüşebilir. Yüksek enflasyonla mücadele sırasında, sıkı para politikasının yapamadığını şimdi sıkı maliye politikası yapabilir ve bu bir risk olarak karşımıza çıkabilir. Sonuç olarak, söz konusu riskin seviyesini ABD’nin yeni yönetiminin tayin edeceğini düşünüyoruz.
Fed için işler karmaşık hale gelebilir
Talepte zayıflama sürerse, istihdam oranı ve ekonomik aktivite de arkasından sürüklenebilir. Bu durumda FED için işler daha da karmaşık hale gelebilir ve para politikasının patikası üzerindeki belirsizlik artabilir. Talepte zayıflamanın artması halinde resesyon, hatta enflasyon da yukarı yönlü eğilimini korursa stagflasyon endişeleri oluşabilir. Kaldı ki son enflasyon verilerinin manşet-çekirdek ve tüketici-üretici eksenlerinde var olan endişeyi sürdürdüğünü, hatta biraz artırdığını ifade edebiliriz. Tek veriye bakarak yaklaşımımızda değişiklik yapmayız diyen FED, istihdam riskinin yanında biraz daha inatlaşan enflasyonla baş başa da kalabilir.
Yeni yönetim, “daha iyisini yapma” söylemi ile göreve geldi ve hem içeride hem de dışarıda atılan adımlarla bunu mümkün kılma isteğinde olduklarını görüyoruz. Kamuda tasarrufun-verimliliğin yanı sıra vergileri azaltmak, yatırımları teşvik etmek ve göçmenleri sınır dışı etmek iç ajandanın dikkat çeken diğer maddeleri olarak karşımıza çıkıyor. Dışarıda ise ülke ve ürün bazlı ek gümrük vergileri artışı peşindeler.
Bunların eş zamanlı olarak devreye alınması; toz dumanın iyice artmasına ve belirsizlik-güvensizlik hissiyatının güçlenmesine yol açabilir. Bir de bu maddelerin birbirleri ile uyumlu yönetilebilmeleri ve birbirlerini nasıl etkileyecekleri de önemli bir bilinmezlik yaratabilir. Bu durumda, sürecin kontrolü iyice zorlaşabilir. ABD halkının güvenindeki azalma emareleri, orta vadeli görünümün ilk yansıması olabilir.
ABD piyasaları yön verici rolde
Global piyasalar üzerinde ABD piyasalarının belirleyici ve yön verici bir role sahip olduğunu söyleyebiliriz. Bu nedenle yatırımcıların bugüne dair algılarında bozulma oluşması, küresel algının negatife kaymasına yol açabilir. Son günlerde ABD piyasalarının momentum kaybı yaşadığı ve hisse senetlerinde satış baskısı olduğu hissediliyor. Yatırımcılar, güvenli liman talebi ile ABD tahvillerini almayı tercih ediyor. Klasik güvenli liman aracı olan altın ise hisse senetlerindeki satış baskısına ilk eşlik eden olabilir. Sonra ise yükselmek isteyebilir.
Yeni dönemin etkilerini hissetmekte ABD iş gücü ve hanehalkı; dünyadaki çalışanları ve insanları yalnız bırakmıyor. Burada geniş kapsamlı bir etki söz konusu. ABD yönetiminin tetiklediği süreç; bireyler, şirketler, yatırımcılar, merkez bankaları nezdinde yeni şartları ve bu yeni şartlarla gelen alınması gereken yeni kararları dayatıyor. Uyumlanma ve dalgalanma, maruz kalma miktarlarının ise Donald Trump’ın agresif tonuna bağlı olduğunu söyleyebiliriz. Trump şu an için gümrük vergilerinde beklenenden daha ılımlı tavır sergiliyor.
Endişelerin biraz azalması ise geçtiğimiz günlerde risk iştahına olumlu yansımıştı. Ancak burada da sular yeniden ısınabilir. Şimdi ise risk iştahının yeniden azalma kaydetmesinin bu kez ABD içinden de tetiklendiğini ifade edebiliriz. Son olarak, iştahın seyrini ABD’nin iç politikasının da belirleyebileceğinin altını çizebiliriz. Dünya yeni dönemin yarattığı volatiliteyle ve belirsizliklerle baş etmekle meşgul.