Cumhurbaşkanı Erdoğan: Rezervlerimiz bugün 127 milyar dolar seviyesine yükseldi

Son dakika...Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, işgücü piyasasında ortaya çıkan arz-talep dengesizliğini mutlaka gidereceklerini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, rezervlerin ise bugün itibarıyla 127 milyar dolar seviyesine yükseldiğini ifade etti.

Haber Merkezi
YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin (TOBB), İkiz Kuleler'de düzenlenen 80. Genel Kuruluna katıldı.

Genel Kurulun yapıldığı salonda Türkiye için çarpan vatanperver yüreklerin, Türkiye için üreten, istihdam oluşturan girişimci ruhların olduğunu dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:

"Burada, milletimizin istikbali için çalışan, ter döken inanmış gönüller var. Türkiye Yüzyılı'nın inşası yolunda hiçbir fedakarlıktan kaçmayan millet ve memleket sevdalısı yol arkadaşlarım var. Türkiye'nin ve Türk ekonomisinin kalbi, bugün bu salonda atıyor. Rabb'im birliğimizi, beraberliğimizi ve muhabbetimizi daim eylesin. Bu vesileyle kuruluşundan bugüne kadar TOBB çatısı altında ülkemizin kalkınmasına, gelişmesine, güçlenmesine destek olan her bir kardeşime, şahsım, ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum. TOBB üyesi olup da rahmeti rahmana kavuşmuş iş dünyamızın kıymetli temsilcilerini rahmetle yad ediyorum."

"Türkiye'nin otomobili Togg'u birlikte hayata geçirdik"

Erdoğan, milletin emanetini taşıyan bir siyasetçi olarak Türk ekonomisinin nabzının attığı TOBB Genel Kurullarına iştirak etmeye her zaman önem verdiğini belirterek, burada dile getirilen yapıcı eleştirilerden faydalanmaya gayret ettiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Dünyayı takip eden vizyoner ve ufuk sahibi siz kardeşlerimin katkılarının, bizim nazarımızda daima özel bir yeri oldu. Meselelerimizi sizlerle konuştuk. Sorunlarımıza ortak akılla çözüm aradık. Engelleri sırt sırta vererek birlikte aştık. Siz bize yol gösterdiniz, yoldaşlık ettiniz, zor zamanlarımızda yanımızda durdunuz. Özellikle son dönemde oda ve borsalarımızın kapasiteleri müthiş arttı. Dünyanın en iyi ve en çok hizmet üreten ilk üç oda sisteminden biri haline geldiniz. Biz de bu süreçte size daima destek olduk. Hedeflerinizi ve hayallerinizi gerçekleştirmeniz için önünüzü açtık. Geçen sene, milletimizin 60 yıldır içinde uhde olarak kalan Türkiye'nin otomobili Togg'u birlikte hayata geçirdik. Bugün yollarımızı aşındıran binlerce Togg'da siz kardeşlerimin desteği ve emeği bulunuyor."

"Projenin kolunu, bacağını kırmak için çok uğraştılar"

Çeşitli sabotaj girişimlerine rağmen Türkiye'ye kazandırılan TOGG'un ne kadar stratejik bir hamle olduğunun bugün daha iyi anlaşıldığını vurgulayan Erdoğan, elektrikli araç piyasasının son bir yıl içerisinde çok büyük bir ivme yakaladığını bildirdi.

"Uzak Doğu ülkelerinin piyasaya agresif bir şekilde girdiklerini görüyoruz." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Uzun yıllar sonra bu defa treni ve trendi kaçırmadık. Yerli ve milli markamız TOGG'la hızla gelişen 'elektrikli araç sektöründe biz de varız' dedik. Biliyorsunuz o dönem sadece mali zorluklarla mücadele etmedik. Daha ziyade zihinlere kazınmış, öğrenilmiş çaresizlikle mücadele ettik. Daha emekleme safhasından itibaren projenin kolunu, bacağını kırmak için çok uğraştılar. Fabrikasından tasarımına kadar her şeyi eleştiri konusu yaparak projeyi itibarsız hale getirmek için her yolu denediler. Bugün Milli Savaş Uçağımız KAAN ile ilgili neler söyleniyorsa, insansız hava araçlarımıza ve üreticilerine hangi iftiralar atılıyorsa, Türkiye'yi ekonomide bir üst lige taşıyacak hamleleri baltalamak için kimler devreye giriyorsa hepsine ve daha fazlasına elektrikli araç imalat sürecinde şahitlik ettik. Ama biz bunların hiçbirine kulak asmadık. 'Başkaları yapıyorsa biz niçin yapmayalım' dedik. 'Başkaları üretebiliyorsa biz niçin üretmeyelim' dedik. Sizlerin de gayretleriyle elektrikli araç teknolojisinde dünyadaki birçok ülkeye göre yerimizi çok önceden aldık. Bundan sonra da ülkemizin diğer projelerinde sizlerle birlikte çalışmaya birlikte yol yürümeye devam edeceğiz."

"Milletimizin gerçek gündemine daha fazla kaynak ayırabileceğiz"

Erdoğan, TOBB mensupları ile geçen yıl 28 Mayıs seçimlerinden sonra bir araya gelip, hasbihal ettiklerini anımsatarak, bugünkü genel kurulu da 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerini müteakiben gerçekleştirdiklerini söyledi.

Son bir yıl içinde ardı ardına yaşanan üç seçimin iş dünyasını çok yorduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023'ün Türkiye ekonomisi açısından çok meşakkatli bir yıl olduğunu vurguladı.

Erdoğan, "Ülkemiz maalesef seçim atmosferinden bir türlü kurtulamadı. Yine bu dönemde başta Gazze krizi olmak üzere bölgemizde, ülkemizi de doğrudan etkileyen çatışmalar patlak verdi. Tek başına seçim gündeminin bile bürokrasi, yatırımları, iş dünyamızın gelecek planlarını yavaşlattığı hakikattir. 31 Mart Seçimlerinin de geride bırakılmasıyla inşallah dört yıllık seçimsiz döneme girmiş bulunuyoruz. Bundan sonra asıl meselelerimize daha fazla odaklanabilecek, milletimizin gerçek gündemine daha fazla vakit ve kaynak ayırabileceğiz." diye konuştu.

"Türkiye olarak küresel ekonominin seyrinden olumsuz etkileniyoruz"

Küresel ekonominin son beş, altı yıldır fırtınalı sulardan geçtiğinin herkes tarafından bilindiğine dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

"Salgının çok öncesinde başlayan belirsizlik iklimi, Rusya-Ukrayna savaşı ve diğer bölgesel çatışmalarla daha da kesifleşti. Dünyada son 50-60 yılın zirvelerine çıkan enflasyon, atılan tüm adımlara rağmen ekonomiler için endişe unsuru olmayı sürdürüyor. Amerika ve Avrupa merkez bankaları enflasyonun ateşinin ne zaman düşeceğine dair halen net bir tarih veremiyor. Türkiye olarak küresel ekonominin genel seyrinden ve bölgemizdeki krizlerden maalesef biz de olumsuz etkileniyoruz. Tabii biz tüm bu dış faktörlerin yanı sıra, 6 Şubat tarihinde ekonomimize maliyeti 104 milyar dolara ulaşan asrın felaketini de yaşamış bir ülkeyiz. 6 Şubat depremlerinde 53 bini aşkın insanımız hayatını kaybederken, 115 bin ticarethanenin aralarında olduğu 850 bin bağımsız bölüm kullanılamaz hale geldi. Deprem bölgesinden gelen oda ve borsa başkanlarımız ne kadar devasa bir yıkımla karşı karşıya kaldığımızı çok daha iyi bilirler. Depremzede illerimizin toparlanması için verdiğimiz mücadelenin en yakın şahidi de yine bu arkadaşlarımızdır."