Yapay zekâlı otonom çiftlik dönemi: 22 girişimci için yeni model
Türkiye’de 12 şehirden seçilen 22 girişimci, 100’er büyükbaş kapasiteli yapay zekâ destekli otonom çiftliklere geçiyor. Sağım ve yemlemeden ilaçlama ve hasada kadar birçok süreç robotlar, sensörler ve veri sistemleriyle yürütülecek.
Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
22 girişimci için yeni çiftlik modeli
Türkiye'de tarım ve hayvancılıkta robotların, sensörlerin ve yapay zekânın daha fazla kullanıldığı yeni bir üretim modeli sahaya iniyor. Tarım Teknolojileri Kümelenmesi Vakfı'nın programında 12 farklı şehirden seçilen 22 tarım girişimcisi, yapay zekâ destekli otonom çiftlik sürecine dahil edildi.
Program kapsamında girişimcilerin kendi şehirlerinde ve üretim yaptıkları bölgelerde yeni nesil çiftlikler kurulması planlanıyor. Modelin en dikkat çekici tarafı ise çiftlikteki günlük işlerin önemli bölümünün otomasyon sistemlerine bırakılması.
Her çiftlik 100 büyükbaş kapasiteli
Tarım girişimcileri için planlanan işletmelerin her biri 100 büyükbaş hayvan kapasitesine sahip olacak. Ancak geleneksel çiftliklerden farklı olarak üretimin yalnızca fiziki altyapıya değil, sensörlerden ve dijital sistemlerden gelen verilere göre yönetilmesi hedefleniyor.
Programa katılan girişimcilere hayvan sağlığından sürü yönetimine, üretim planlamasından robotik sistemlere kadar farklı alanlarda eğitim veriliyor. Veri analizi ve yapay zekâ destekli üretim de bu eğitimin önemli parçaları arasında bulunuyor.
İneği artık robot sağabiliyor
Yeni nesil çiftlik teknolojilerinin en dikkat çekici parçalarından biri otonom süt sağım robotları. Sistem, sağım işleminin daha az insan müdahalesiyle yürütülmesini sağlarken hayvan ve üretim verilerinin de dijital olarak takip edilmesine imkân veriyor.
TÜME ekosistemindeki teknolojiler yalnızca sağımı otomatikleştirmekle sınırlı değil. Çiftlikte sağım sürecinin sürü yönetimi ve hayvan takibiyle birlikte çalışabileceği daha geniş bir dijital altyapı kuruluyor.
Çiftlikte insan emeğinin yoğun olduğu alanlardan biri olan genç hayvanların beslenmesi de otomasyonun hedefindeki işlerden biri. Otonom buzağı besleme sistemleri, besleme sürecinin daha düzenli takip edilmesine yönelik çözümler sunuyor.
Bu sistemlere yem itme robotları ve otomatik besleme teknolojileri de ekleniyor. Böylece üreticinin gün boyunca tekrarlamak zorunda kaldığı bazı işler robotlara devredilirken, hayvanların beslenme süreçlerinden gelen veriler de kayıt altına alınabiliyor.
Otonom çiftlik modelinin bir başka ayağını yem hazırlama ve yem lojistiği oluşturuyor. Akıllı yem merkezleri, çiftlikte kullanılan yemin hazırlanması ve hayvanlara ulaştırılması süreçlerinin otomasyonla yönetilmesine yönelik geliştiriliyor.
Yem itme robotları da hayvanların önündeki yemin yeniden ulaşılabilir alana taşınması gibi sürekli tekrarlanan işleri yerine getirebiliyor. Böylece robotlaşma yalnız büyük makinelerde değil, çiftliğin günlük rutinlerinde de kendisini gösteriyor.
Yeni çiftlik modelinde yapay zekânın en önemli girdilerinden biri sensörlerden ve görüntü işleme sistemlerinden gelen veriler. Sürü yönetim sistemleriyle hayvanların sağlık durumu, davranışları ve üretim süreci dijital ortamda takip edilebiliyor.
Görüntü işleme teknolojileri de bu yapının parçalarından biri. Amaç yalnızca veri toplamak değil; çiftlik yöneticisinin sorunları daha erken görebilmesini ve üretimle ilgili kararlarını daha fazla veriye dayanarak verebilmesini sağlamak.
Tarlada da robotlar çalışacak
Otonomlaşma yalnız hayvancılıkla sınırlı kalmıyor. TÜME'nin teknoloji ekosisteminde otonom ilaçlama ve otonom hasat sistemleri de bulunuyor. Tarım dronları ve farklı robotik araçlar, tarla ve bitkisel üretimde insan gücüyle yapılan bazı işlemlerin otomatikleştirilmesini hedefliyor.
Sensörlerden gelen verilerle birleşen sistemlerde asıl hedef, bütün tarlaya aynı işlemi uygulamak yerine ihtiyaç duyulan noktaya müdahale edebilen daha kontrollü bir üretim modeli oluşturmak.
Akıllı ahır iklimi de kontrol ediyor
Çiftliğin içinde yalnız hayvanlar ve makineler değil, üretim ortamı da dijitalleşiyor. Akıllı ahır teknolojileriyle sıcaklık, havalandırma ve farklı çevresel koşulların daha kontrollü yönetilmesi amaçlanıyor.
Modern çiftlik ve sera uygulamalarında iklimlendirme sistemleri, sensör altyapısı ve otomasyonun birlikte çalışması üretim koşullarını sürekli izlenebilir hale getiriyor. Böylece çiftlik yönetimi yalnız geçmiş deneyime değil, anlık veriye de dayanıyor.
İlk 24 çiftlik kuruldu
Program yalnız tanıtım aşamasında değil. Açıklanan verilere göre bir yıl içerisinde 12 şehirde toplam 24 otonom çiftlik kuruldu. Bunların 12'si üniversitelerde eğitim ve araştırma amacıyla, 12'si ise tarım girişimcileri için hayata geçirildi.
Üniversitelerde kurulan çiftliklerin öğrenciler ve üreticiler için uygulama alanı olması, geliştirilen teknolojilerin gerçek üretim koşullarında denenmesi ve araştırma çalışmalarının doğrudan sahaya taşınması hedefleniyor.
Sıradaki hedef 40 çiftlik
Programda 2026 sonuna kadar yapay zekâ destekli otonom çiftlik sayısının 40'a çıkarılması hedefleniyor. Daha uzun vadede ise ölçeğin çok daha fazla büyütülmesi planlanıyor.
TÜME'nin açıkladığı uzun vadeli hedef, 40 bin genç tarım girişimcisini 40 bin yeni nesil otonom çiftlikle buluşturabilecek bir ekosistem oluşturmak. Bu hedef gerçekleşirse robotik sistemler ve yapay zekâ, yalnız örnek çiftliklerde değil, Türkiye'nin farklı bölgelerindeki günlük tarımsal üretimin de parçası haline gelecek.