Yapay zekâya trilyonlar akıyor: S&P'den kritik uyarı
S&P Global, teknoloji devlerinin yapay zekâ yatırımlarına bağlı borç ve garantilerinin tam olarak görünmeyebileceği uyarısını yaptı. Altı büyük şirketin 2030’a kadar 7 trilyon doları aşacak harcamaları, kredi notları açısından yeni riskler yaratıyor.
Yapay zekâ yatırımlarının finansmanı, dev teknoloji şirketleri için yeni bir sınava dönüşüyor. S&P Global'in 19 Ekim'de yaptığı uyarı, veri merkezleri üzerinden kurulan anlaşmaların bütün yükümlülükleri göstermeyebileceğine işaret ediyor.
Teknoloji devlerinin borçları neden tam olarak görülemiyor?

S&P Global Ratings Dijital Altyapı Küresel Başkanı Mark Habib, 19 Ekim'de Londra'da düzenlenen bir toplantıda, dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinin yapay zekâ yatırımlarıyla bağlantılı borçlarının ve diğer finansal yükümlülüklerinin kamuya açıklanan tutarlardan daha yüksek olabileceğini belirtti.
Habib'in dikkat çektiği temel sorun, büyük teknoloji şirketlerinin veri merkezi projelerinde giderek daha karmaşık finansman yöntemleri kullanması.
Şirketler yalnızca kendi adlarına kredi kullanarak yatırım yapmıyor. Veri merkezi geliştiren başka kuruluşların borçlarına garanti verebiliyor, uzun vadeli kiralama anlaşmaları imzalayabiliyor veya yapay zekâ alanında faaliyet gösteren daha küçük şirketlerin finansmanını destekleyebiliyor.
Bu işlemlerin bir bölümü doğrudan finansal borç olarak raporlanmadığından, şirketlerin üstlendiği toplam ekonomik yükümlülüklerin değerlendirilmesi zorlaşabiliyor.
S&P'nin derecelendirmediği veya kendisine bildirilmemiş finansman işlemleri bulunabileceğine dikkat çeken Habib, bu nedenle kurumun bazı yükümlülüklerin tamamını göremiyor olabileceğini ifade etti.
Ancak söz konusu değerlendirme, şirketlerin borçlarını yasa dışı biçimde gizledikleri anlamına gelmiyor. Uyarı, finansman yöntemlerinin karmaşıklığı ve kredi risklerinin eksiksiz ölçülebilmesiyle ilgili.
Altı şirketin yatırım harcaması 7 trilyon doları aşacak

S&P Global'in tahminleri, yapay zekâ yarışının ulaştığı finansal büyüklüğü de ortaya koyuyor. Kuruluş; Alphabet, Amazon, Microsoft, Meta, Oracle ve SpaceX'in 2025-2030 döneminde veri merkezleri ve yapay zekâ bağlantılı altyapı için toplam 7 trilyon doların üzerinde sermaye harcaması gerçekleştirmesini bekliyor.
15 Ekim'de yayımlanan kredi değerlendirmesine göre bu altı şirketin toplam sermaye harcamaları 2025 yılında 470 milyar dolar düzeyindeydi.
S&P, harcamaların 2026 yılında 870 milyar dolara, 2027 yılında ise 1,3 trilyon dolara ulaşacağını öngörüyor. Böylece yıllık yatırım büyüklüğünün yalnızca iki yılda yaklaşık üç katına çıkması bekleniyor.
Bu tutarlar yalnızca yapay zekâ yazılımlarına yapılan harcamaları değil; veri merkezlerini, bilgi işlem altyapısını ve diğer büyük ölçekli sermaye yatırımlarını da kapsıyor. Dolayısıyla 7 trilyon dolarlık büyüklük, şirketlerin toplam borcu değil, altı yıllık dönem için öngörülen sermaye harcaması anlamına geliyor.
Yatırımların büyüklüğü kadar nasıl finanse edildikleri de önem taşıyor. S&P, borçlanmanın yanı sıra kiralama yükümlülüklerinin, finansman garantilerinin, ortak girişimlerin ve özel amaçlı kuruluşların giderek daha fazla kullanıldığını belirtiyor. Bu yapı, şirketlerin finansmana erişimini kolaylaştırırken kredi risklerinin değerlendirilmesini daha karmaşık hale getiriyor.
Yatırımlar nakit akışını baskılıyor

Yapay zekâ altyapısına ayrılan kaynaklar büyürken şirketlerin bu yatırımlardan ne zaman yeterli gelir elde edebileceği sorusu önem kazanıyor.
S&P Global'in ağustos ayında yayımladığı araştırmada, incelenen altı büyük teknoloji şirketinin serbest faaliyet nakit akışlarının 2026 ve 2027 yıllarında negatif olmasının beklendiği belirtildi. Kuruluş, nakit akışındaki toparlanmanın 2029 yılına kadar gerçekleşmeyebileceğini öngörüyor.
Bu beklenti, teknoloji şirketlerinin faaliyetlerinin bütünüyle zarar edeceği anlamına gelmiyor. Serbest nakit akışının negatife dönmesi, yatırımlara ayrılan paranın faaliyetlerden sağlanan nakdi aşabilmesiyle ilgili.
Yüksek sermaye harcamaları devam ederken yatırımların beklenen hızda gelir üretmemesi, şirketlerin yeni borçlanmaya veya farklı finansman yöntemlerine ihtiyaç duymasına yol açabiliyor.
S&P'nin değerlendirmesinde temel risk, yapay zekâya yapılan yatırımların gelecekte beklenen kârlılığı sağlayamaması. Kuruluş, buna karşın büyük teknoloji şirketlerinin kredi notlarını şu aşamada yeniden değiştirmeyi gerektiren belirgin bir gelişme görmediğini bildiriyor.
Oracle'ın kredi notu yatırım yapılabilir son basamakta

Yapay zekâ yatırımlarının şirketlerin kredi değerliliği üzerindeki etkisi bazı örneklerde şimdiden görülüyor. S&P Global, haziran ayında Oracle'ın uzun vadeli kredi notunu BBB seviyesinden BBB- seviyesine indirmişti. Bu derece, yatırım yapılabilir kredi notları arasındaki en düşük basamağı oluşturuyor.
Oracle'ın yüksek tutarlı veri merkezi yatırımları ve artan finansman ihtiyacı, şirketin kredi profilini değerlendirirken öne çıkan unsurlar arasında bulunuyor.
Bir şirketin kredi notunun düşmesi, yeni borçlanmalarında daha yüksek faiz ödemesine neden olabiliyor. Kredi notunun yatırım yapılabilir seviyenin altına gerilemesi durumunda ise bazı büyük kurumsal yatırımcıların tahvil talebi de sınırlanabiliyor.
Bununla birlikte büyük teknoloji şirketlerinin tamamı aynı finansal durumda değil.
S&P'nin 15 Ekim tarihli değerlendirmesinde Microsoft'un kredi notu AAA, Alphabet'in AA+, Amazon'un AA ve Meta'nın AA- seviyesinde bulunuyor. SpaceX'in notu BBB, Oracle'ın notu ise BBB- düzeyinde yer alıyor.
Bu farklılıklar, aynı yapay zekâ yatırım yarışına katılan şirketlerin borç ödeme kapasitelerinin ve finansal dayanıklılıklarının birbirinden ayrıldığını gösteriyor.
Tahvil piyasasında baskı büyüyor: İki risk öne çıkıyor

Yapay zekâ yatırımlarının finansmanına ilişkin endişeler tahvil piyasasında da kendini göstermeye başladı. Özellikle Nvidia destekli CoreWeave gibi veri merkezi ve yapay zekâ altyapısı sağlayan şirketlerin borçlanma araçları son haftalarda baskı altında kaldı.
Bu şirketlerin tahvillerindeki değer kaybı, yatırımcıların yüksek borçlanma düzeylerine ve gelecek dönem gelir beklentilerine ilişkin endişelerini yansıtıyor.
Tahvil fiyatlarının düşmesi, getirilerin yükselmesine ve şirketlerin yeni finansmana daha yüksek maliyetlerle erişmesine neden olabiliyor. S&P Global'e göre kredi notları açısından izlenmesi gereken iki temel risk bulunuyor. Bunlardan ilki, yapay zekâ yatırımlarına ayrılan kaynakların şirketlerin finansal kapasitelerini zorlayacak düzeye ulaşması. İkincisi ise sektörde rekabetin beklenenden daha fazla yoğunlaşması.
Büyük teknoloji şirketlerinin aynı dönemde veri merkezi kapasitelerini artırması, gelecekte arz fazlası riskini gündeme getirebilir. Yapay zekâ hizmetlerine yönelik talebin beklenen hızda büyümemesi durumunda, yüksek yatırım maliyetlerinin karşılanması zorlaşabilir.
Bu nedenle yatırımcılar açısından şirketlerin yalnızca gelir ve kâr rakamları değil, sermaye harcamaları, finansman yükümlülükleri ve serbest nakit akışları da önem taşıyor.
Türkiye'deki yatırımcılar bakımından da gelişme dikkat çekiyor. ABD teknoloji hisselerine ve küresel teknoloji fonlarına yatırım yapanlar için borçlanma maliyetlerindeki değişim, şirket değerlemelerini etkileyebilecek risklerden biri.
S&P'nin son uyarısı, yapay zekâ yatırımlarının sona ereceğine yönelik bir tahmin içermiyor. Ancak teknoloji devlerinin büyüme yarışında üstlendikleri finansal yükümlülüklerin ne kadarının görünür olduğu ve yatırımların ne zaman karşılığını vereceği soruları giderek daha fazla önem kazanıyor.