Sıfır dış yatırımla 80 ülkeye ulaştı, şimdi ABD’ye açılıyor

Hiç dış yatırım almadan 80’den fazla ülkede 800’ü aşkın müşteriye ulaşan Sanction Scanner, Complead markasıyla küresel büyümesinde yeni bir döneme girdi. Complead CEO’su Fatih Coşkun, yapay zekâ tabanlı teknolojisiyle ABD’nin köklü uyum yazılımı sağlayıcılarına rakip olmayı hedeflediklerini söyledi.

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Sıfır dış yatırımla 80 ülkeye ulaştı, şimdi ABD’ye açılıyor

Sevilay ÇOBAN
sevilay.coban@dunya.com

Türkiye’den doğan fi­nansal teknoloji­ler girişimi Sancti­on Scanner, küresel büyüme yolculuğunda yeni bir döne­me girdi. Finansal kuruluş­ların yaptırım listelerini ta­rama ihtiyacına çözüm üret­mek amacıyla 2020’de Yıldız Teknik Üniversitesi’nin Ku­luçka bölümünde kurulan şir­ket, altı yılda ürün portföyü­nü genişleterek yapay zekâ tabanlı bütünleşik bir uyum, risk ve dolandırıcılıkla mü­cadele altyapısına dönüştü. Bu dönüşümle birlikte mar­kasını Complead olarak yeni­leyen girişim, ABD pazarın­daki büyümesini New York’ta kurduğu şirket ve yerel eki­biyle hızlandırmayı hedefli­yor. Bugün 80’den fazla ülke­de 800’ü aşkın kurumsal müş­teriye hizmet veren şirketin büyüme hikâyesinin dikkat çekici tarafı ise bugüne ka­dar hiçbir dış yatırım alma­mış olması. Tamamı Türki­ye’de geliştirilen teknolojiy­le küresel rakipleri karşısında büyüyen şirketin hisselerinin yüzde 100’ü kurucularına ve çalışanlarına ait. Müşterile­rinin yarısından fazlası yurt dışında bulunan girişim, Tür­kiye’de de 200’ün üzerinde li­sanslı kurumla çalışıyor.

3 bin veri noktasından küresel yolculuğa

Bilgisayar mühendisi olan ve ilk finansal teknoloji giri­şimini yaklaşık 10 yıl önce ha­yata geçiren Complead Kuru­cu ve CEO’su Fatih Coşkun, Sanction Scanner’ın 13’ün­cü girişimi olduğunu söyle­di. İlk iki yılda dünyanın fark­lı ülkelerindeki kurum ve ku­ruluşlardan 3 binin üzerinde veri noktasını kapsayan alt­yapı oluşturduklarını belir­ten Coşkun, verilerin yüzde 80-85’inin kamuya açık kay­naklardan, kalan bölümünün ise analist takibi ve doğrulan­mış kaynaklardan elde edildi­ğini anlattı. Finansal suçların niteliğinin değişmesiyle bir­likte hizmetlerini genişlettik­lerini belirten Coşkun, baş­langıçta yaptırım listelerinin taranmasına odaklanan tek­nolojinin zamanla altı farklı kontrol mekanizmasına dö­nüştüğünü ifade etti.

Sadece isim değil işin kapsamı da değişti

Marka değişikliğinin yal­nızca isim yenilemesi olma­dığını vurgulayan Coşkun, “İlk kurulduğumuzda yaptı­ğımız iş listelerini taramak­tan ibaretti. Ancak bugün bir müşterinin işe alım anındaki risk profilini çıkarıyor, işlem akışını gerçek zamanlı izliyor, dolandırıcılık desenlerini ya­kalıyor, nihai faydalanıcıları çözüyor ve regülatöre gidecek dosyayı hazırlıyoruz. Artık sadece uyum yazılımı değil, yapay zekâ tabanlı bütünleşik bir uyum, risk ve dolandırıcı­lık altyapısı sunuyoruz” dedi. Sanction Scanner teknoloji­sinin yeni marka çatısı altın­da ürün olarak varlığını sür­düreceğini belirten Coşkun, mevcut müşterilerin sözleş­me değişikliği veya altyapı ta­şıma zorunluluğu yaşamaya­cağını söyledi.

Yapay zekâ, yanlış alarmları %97 azaltıyor

Finansal teknolojilerin yay­gınlaşmasıyla kara para akla­ma, sahte kimlik kullanımı ve dolandırıcılık yöntemlerinin karmaşıklaştığına dikkat çe­ken Coşkun, geleneksel kural tabanlı yazılımların bu deği­şime yanıt vermekte zorlan­dığını ifade etti. Complead’in geliştirdiği yapay zekâ ajanla­rı ve Fusion mimarisi; finan­sal kurumların müşterilerini hesap açılışından itibaren iz­leyebilmelerini sağlıyor. Sis­tem, gelir profiliyle uyumsuz para hareketleri, olağan dışı işlemler ve farklı coğrafyalar­dan gerçekleştirilen şüpheli faaliyetleri analiz ederek ilgi­li kurumları uyarıyor. Şirketin paylaştığı verilere göre tek­noloji, rutin uyum vakaları­nın yüzde 77’sini otomatik so­nuçlandırırken, yanlış alarm oranlarında yüzde 97’ye varan düşüş sağlıyor. Coşkun, yapay zekâ kullanımında hız kadar kararların açıklanabilirliği­nin de kritik olduğunu, siste­min kaynağı gösterilemeyen veya gerekçelendirilemeyen kararlar üretmemesi üzerine kurgulandığını söyledi. Yapay zekâyla birlikte sanal kim­likler ve siber saldırıların ye­ni riskler yarattığını belirten Coşkun, yeni dönem vizyon­larını ise “Hedefimiz iyi bir al­ternatif olmak değil; finansal suçla mücadelenin dünya ge­nelinde nasıl yapıldığını yeni­den tanımlayanlardan biri ol­mak” sözleriyle özetledi.

Öz kaynaklarıyla büyüdü 800 müşteriye ulaştı

Complead’in büyüme mo­delinin merkezinde, girişim­cilik ekosisteminde bootst­rapping olarak tanımlanan öz kaynaklarla büyüme stra­tejisi bulunuyor. Bugüne ka­dar herhangi bir yatırım fo­nundan sermaye almadan faaliyetlerini genişlettikleri­ni belirten Coşkun, bu terci­hin müşteri ihtiyaçlarına ve ürün geliştirmeye odaklan­malarını sağladığını söyledi. İstanbul’da Yıldız Teknopark ve Altunizade’de, Trabzon’da ise Teknopark’da ofisleri ol­duğunu anlatan Coşkun, müşterileri arasında Türk Telekom, iyzico, Yemeksepe­ti, Togg, Midas ve Hepsibu­rada’nın yanı sıra NN, Unity, Zurich, Loomis, Stellantis ve Birleşmiş Milletler’in de bu­lunduğunu ifade etti. Şirke­tin yeni dönem hedefleri ara­sında finansal suçlarla mü­cadelenin yanı sıra ticaret uyumu, kripto varlık düzen­lemeleri ve ESG alanlarına yönelik teknolojiler geliştir­mek de bulunuyor.

Jeopolitik krizler, uyum teknolojilerine talebi artırıyor

Rusya-Ukrayna Savaşı ve İran eksenindeki gerilimler nedeniyle ekonomik yaptırımların ve kara listelerin kapsamının genişlediğini belirten Coşkun, finansal kurumların yalnızca müşteri kimliğini doğrulamasının artık yeterli olmadığını söyledi. Stratejik teknoloji ürünlerinin hangi ülkelere ve kuruluşlara satılabileceğinin kontrol edilmesini kapsayan ticaret uyumunun önem kazandığını vurguladı. Coşkun, “Bizim tarafta en büyük sinir testi Rusya-Ukrayna Savaşı döneminde oldu. Her gün binlerce kara listenin sanction’ı yayınlandı. Bizim müşterilerimizin milyonlarca sorgulama aynı günde yaptıkları bir dönemi yaşadık” dedi.

“ABD’deki iki büyük ihtiyacın kesişimini inşa ediyoruz”

Londra merkezli küresel yapılanmasının ardından ABD’deki varlığını da resmileştiren Complead, New York’ta kurduğu yeni şirket ve yerel ekiple dünyanın en büyük finansal teknoloji pazarlarından birindeki faaliyetlerini genişletiyor. APMEX, Hometap ve Candex gibi ABD merkezli şirketlerle halihazırda çalışan girişim, yeni yapılanmasıyla Amerikan finansal kurumlarının artan regülasyon yüküne odaklanacak. Coşkun, ABD hamlesini şu sözlerle değerlendirdi: “Dünyanın en büyük finansal suç uyum harcaması ABD’de yapılıyor. Pazarda hâkim olan oyuncular ise onlarca yıl önce kurulmuş hantal ve pahalı sistemler. Uyum ekipleri hem yönetim kurullarının verimlilik baskısı hem de regülatörlerin açıklanabilirlik beklentisi arasında sıkışmış durumda. Biz tam olarak bu iki ihtiyacın kesişimini inşa ediyoruz.”