Ford CEO’sundan yapay zekâ uyarısı: Masa başında iş azalıyor, fabrikada insan aranıyor
Ford CEO’su Jim Farley, yapay zekânın finans, çağrı merkezi ve giriş seviyesi yazılım işlerini hızla değiştirdiğini söyledi. Buna karşılık ABD sanayisi teknik çalışan bulmakta zorlanıyor; eğitim sistemi her 100 ihtiyaç için yalnızca 55 kişi yetiştiriyor.
Yapay zekânın iş gücü üzerindeki etkisine ilişkin tartışma bu kez otomotiv sektöründen gelen dikkat çekici bir uyarıyla büyüdü. Ford Motor Company CEO’su Jim Farley, ekran başında yapılan bazı işlerin yapay zekâ nedeniyle azalabileceğini, buna karşılık fabrikalarda ve teknik mesleklerde insan ihtiyacının giderek arttığını söyledi.
Yapay zekâ en hızlı bu işleri değiştiriyor
Detroit’te düzenlenen Ford Accelerate etkinliğinde konuşan Farley, yapay zekânın özellikle standartlaştırılmış ve bilgisayar üzerinden yürütülen işlerde hızlı bir dönüşüm yarattığına dikkat çekti.
Farley’e göre finans alanında elektronik tablolarla çalışanlar, çağrı merkezi çalışanları ve giriş seviyesi yazılım geliştiriciler yapay zekânın ilk aşamada en fazla değiştireceği meslek grupları arasında bulunuyor.
Ford CEO’su, bu görevlerin bir bölümünün zaman içinde ortadan kalkabileceğini belirtirken, fiziksel dünyayla doğrudan bağlantılı teknik işlerde farklı bir tablo oluştuğunu anlattı.
Robot arttıkça teknik çalışan ihtiyacı bitmiyor
Otomotiv fabrikalarında robot ve otomasyon kullanımının artması, insan ihtiyacını tamamen ortadan kaldırmıyor. Aksine robotların bakımı, programlanması, arızalarının giderilmesi ve gelişmiş üretim ekipmanlarının işletilmesi için daha teknik becerilere sahip çalışanlara ihtiyaç duyuluyor.
Ford bünyesinde 10 binden fazla nitelikli teknik çalışan bulunuyor. Yeni nesil fabrikalarda bu çalışanların görevleri geleneksel mekanik bakımın çok ötesine geçmiş durumda.
Robotların onarımından fiber sistemlere, otomatik üretim ekipmanlarından batarya tesislerine kadar birçok alanda teknik çalışanların üstlendiği görevler giderek mühendislik işlerine yaklaşıyor.
Her 100 ihtiyaç için yalnızca 55 kişi geliyor

Sorunun yalnızca Ford ile sınırlı olmadığına ilişkin en çarpıcı veri ise Alliance for America’s Skilled Trades tarafından hazırlanan yeni rapordan geldi.
Rapora göre ABD ekonomisinin 2035 yılına kadar her yıl yaklaşık 1,7 milyon nitelikli teknik çalışan pozisyonunu doldurması gerekecek.
Buna karşılık mevcut eğitim ve yetiştirme programları, ihtiyaç duyulan her 100 çalışan için yalnızca yaklaşık 55 kişiyi iş gücüne kazandırabiliyor.
Bu fark, üretim yatırımlarının hızlandığı bir dönemde fabrikalar, enerji altyapısı, veri merkezleri, inşaat ve bakım hizmetleri açısından önemli bir darboğaz oluşturuyor.
2030’a kadar 2,1 milyon pozisyon boş kalabilir
Ford’un paylaştığı verilere göre mevcut eğilim devam ederse 2030 yılına kadar en az 2,1 milyon nitelikli teknik pozisyonun doldurulamaması riski bulunuyor.
Sorunun bir bölümünü çalışanların emekli olması oluştururken, yeni fabrikalar, veri merkezleri, enerji yatırımları ve ileri üretim teknolojileri de yeni iş gücü talebi yaratıyor.
Üstelik yapay zekâ yatırımlarının hızlanması bu ihtiyacı ortadan kaldırmak yerine bazı alanlarda daha da büyütebilir. Veri merkezlerinin elektrik altyapısından fabrikalardaki gelişmiş robotlara kadar yeni sistemlerin kurulması ve çalıştırılması hâlâ insan emeğine ihtiyaç duyuyor.
Yapay zekâ meslekleri ortadan kaldırmaktan çok ayırabilir
Farley’nin açıklamalarının ortaya koyduğu tablo, yapay zekânın bütün meslekleri aynı ölçüde etkilemeyeceğine işaret ediyor.
Standartlaştırılmış bilgi işlerinde otomasyon hızlanırken elektrikçi, teknisyen, bakım uzmanı, mekanikçi ve ileri üretim çalışanları gibi fiziksel sistemlerle çalışan mesleklerde teknoloji daha çok yardımcı araç konumunda kalıyor.
Bu durum iş gücü piyasasında yeni bir ayrışmayı da beraberinde getirebilir: Üniversite eğitimi gerektiren bazı masa başı pozisyonlarda çalışan ihtiyacı azalırken, uzun süredir ikinci planda kalan teknik mesleklerde iş gücü açığı büyüyebilir.