Birçok ülkede 'bilanço küçültme' sürüyor
Küresel ticaret Ekonomi Forumu’nda tartışıldı. Uluslararası Ödemeler Bankası Genel Müdürü Pablo Hernandez de Cos, yüksek faiz oranlarıyla girilen bu dönemde birçok ülkede bilanço küçültmenin sürdüğünü belirterek, “Merkez bankacıları olarak finansal koşulların uygun olmadığını düşünüyorsanız, elbette piyasayı gitmesini istediğiniz yöne doğru yönlendirmeniz gerekir” dedi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından düzenlenen Ekonomi Forumu, dünyanın dört bir yanından merkez bankası başkanları ile üst düzey politika yapıcılarını İstanbul’da bir araya getirdi. Forumun ikinci gününde, jeopolitik risklerin etkisiyle ticari belirsizlikler ve büyüme ele alındı. Zirve kapsamında TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın sorularını yönelttiği söyleşide, Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) Genel Müdürü Pablo Hernandez de Cos, artan belirsizlik ve jeopolitik riskler karşısında merkez bankalarının güvenilirliğini koruması ve para politikalarını değişen koşullara uyarlaması gerektiğini ifade etti. Hernandez de Cos, belirsizliğin arttığını ve enflasyonu yukarı çeken çeşitli olumsuz arz şokları yaşandığını anımsatarak, “Yüksek belirsizlik ortamında çok açık bir ileriye dönük yönlendirme sunmak, özellikle bu yönlendirme koşulsuzsa, uygun olmayabilir. Merkez bankacıları olarak finansal koşulların uygun olmadığını düşünüyorsanız, elbette piyasayı gitmesini istediğiniz yöne doğru yönlendirmeniz gerekir” dedi. Hernandez de Cos, bu aşamada açık bir ileriye dönük yönlendirmenin uygun olmadığını anlattı.
Güvenilirlik daha fazla hareket alanı sağlıyor
Merkez bankaları açısından sağlamlık, esneklik ve gerçekçilik olmak üzere 3 temel ilkenin yol gösterici nitelikte olduğunu belirten Hernandez de Cos, mevcut jeopolitik ortam dikkate alındığında bu ilkelerin fiyat istikrarını korumak için etkili bir çerçeve sunduğunu belirterek, “Güvenilirlik kritik önemde ve merkez bankalarına daha fazla hareket alanı sağlıyor” dedi. Ukrayna’daki savaş ile Orta Doğu’daki savaşın enflasyonu artıran arz şoklarına yol açtığını anımsatan Hernandez de Cos, 2022’deki şokun daha büyük olduğunu, salgın kısıtlamalarının kaldırılmasıyla talebin de arttığını, o dönemde faizlerin çok düşük, merkez bankası bilançolarının ise yüksek seviyelerde bulunduğunu hatırlattı. Hernandez de Cos, mevcut döneme ise daha yüksek faiz oranlarıyla girildiğini ve birçok ülkede bilanço küçültme sürecinin devam ettiğini anımsattı. Fiyat istikrarı ile finansal istikrar arasındaki ilişkiye de değinen Hernandez de Cos, “Finansal istikrar, fiyat istikrarının ön koşuludur. Fiyat istikrarı da finansal istikrarın ön koşuludur” ifadelerini kullandı.
Hürmüz’le ithalat maliyeti yükseldi
Malezya Merkez Bankası Başkanı Abdul Rasheed Ghaffour, Orta Doğu’daki gelişmelerin etkilerinden Malezya’nın da muaf olmadığını belirterek, “Hürmüz Boğazı’nın yaklaşık 9 aydır kapalı kalması, işletmeler açısından kesinlikle daha yüksek ithalat maliyetleri yarattı. Hürmüz Boğazı’nın kapanması girdi arzını ve girdi maliyetlerini etkilese de işletmeler alternatif kaynaklardan girdi temin etme konusunda oldukça çevik davrandı” dedi. Yapay zekadaki gelişmeler ve teknolojideki yükseliş döngüsü sayesinde üreticilerin sipariş defterlerinin dolduğunu aktaran Ghaffour, “Dolayısıyla bu tür doğrudan temaslar ve geri bildirimler, özellikle tahminlerimizi yaparken politika tedbirleri geliştirmemiz açısından bizim için kritik önem taşıyor” dedi.
“Tarifelerdeki belirsizlik, tarifelerden daha yıpratıcı”
Gürcistan Ulusal Bankası Birinci Başkan Yardımcısı Ekaterine Mikabadze de tarife politikalarını çevreleyen belirsizliğin kendileri için tarifelerin kendisinden çok daha yıpratıcı olduğuna dikkati çekerek, Gürcistan’ın küçük ve dışa açık bir ekonomi olduğunu, bu nedenle küresel ekonomik ve finansal koşullardaki dalgalanmalara açık olduğunu dile getirdi. Belirsizliğin ekonomik görünümü karmaşıklaştırdığını kaydeden Mikabadze, “Şirketlerin, hanehalkının, finansal kuruluşların ve politika yapıcıların gelecekteki ticaret akışlarını ve yatırım rotalarını öngörmesini zorlaştırıyor. Şirketlerin yatırım kararlarını ertelemesine yol açabiliyor, stokları artırmaya zorlayabiliyor ve üretim ile tedarik zincirlerinin yeniden rotalandırılmasını geciktirebiliyor” diye konuştu. Tarife politikasının ve ticaretteki belirsizliğin etkisinin tüm ülkelerde homojen olmadığına işaret eden Mikabadze, “Farklı ekonomiler, farklı ticaret, finans ve tedarik zinciri kanallarına maruz kalıyor. Dolayısıyla ulaşım akışlarının, tedarik zincirlerinin ve belirli ürünlere olan talebin yeniden şekillenmesi yeni fırsatlar da doğurabiliyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Fatih Karahan: Her yılı iple çekeceğiniz bir buluşma olur
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, forumun kapanışında yaptığı konuşmada, İstanbul Ekonomi Forumu’nu yıllık bir etkinlik haline getireceklerini söyledi. Karahan, “Bir sonrakinin hazırlıkları hemen bundan sonra başlıyor. Umarım her yıl iple çekeceğiniz, meslektaşlarınızla yeniden bir araya gelebileceğiniz, yenileriyle tanışabileceğiniz ve bu diyalogları sürdürebileceğiniz bir buluşma olur” dedi.
“Küresel ticarette 2020’den beri normal bir yıl yaşanmıyor”
Dünya Bankası Grubu Başekonomist Yardımcısı ve Beklentiler Grubu Direktörü Ayhan Köse de 2020’den bu yana küresel ticaret açısından normal bir yıl yaşanmadığına işaret ederek, Orta Doğu’daki son şokun etkilerinin de sürdüğünü vurguladı. Köse, Orta Koridor’un Türkiye için önemine dikkati çekerek, “Ticaretteki bu gerilimler ticaret güzergahlarının çeşitlendirilmesine yardımcı olurken tedarik zincirlerini de beklenmedik şekillerde destekliyor” diye konuştu. Dünyada çok sayıda kritik geçiş noktası bulunduğunu, Hürmüz Boğazı’nın da bunlardan biri olduğunu belirten Köse, Hürmüz Boğazı’nın uzun süre kapalı kalmasının, arz şokunu kalıcı hale getirirken öngörülemez etkilere de yol açacağını ifade etti.
Kazakistan’dan ‘dijital parada işbirliği’ mesajı
Kazakistan Ulusal Bankası Başkan Yardımcısı Akylzhan Baimagambetov, Türkiye ve Kazakistan'ın kardeş ülkeler olduğunu ifade ederek, "Kazakistan'ın merkez bankasının dijital para birimi konusunda oldukça geniş bir tecrübesi var ve deneyimlerimizi paylaşmaya hazırız. Aynı şekilde Türkiye'ye gelmeyi ve birbirimizin tecrübelerinden öğrenmeyi de istiyoruz" dedi. Ayrıca, doğru politika yanıtının ticarette, ticaret ortaklarında ve güzergahlarda çeşitlendirmeye gitmek olduğuna inandığına işaret eden Baimagambetov, Orta Koridor'a işaret ederek, “Bu hatta çok daha büyük yatırımlar yapılması gerekiyor. Kazakistan, Gürcistan ve Türkiye olarak bu güzergahın çeşitlendirilmesi ve geliştirilmesi için birlikte çalışmayı sürdürüyoruz.”