CEO’lar dijital dayanıklılık ve yapay zekâya odaklanıyor

KPMG’nin araştırmasına gö­re, CEO’ların kendi şirket­lerinin büyümesine olan güve­ni yüzde 84’e yükselirken, küre­sel ekonomiye duydukları güven yüzde 65 ile 2021’den bu yana en düşük seviyesine geriledi.

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
CEO’lar dijital dayanıklılık ve yapay zekâya odaklanıyor

KPMG Türkiye Ülke Başkanı İSMAİL ÖNDER ÜNAL

KPMG’nin araştırmasına gö­re, CEO’ların kendi şirket­lerinin büyümesine olan güve­ni yüzde 84’e yükselirken, küre­sel ekonomiye duydukları güven yüzde 65 ile 2021’den bu yana en düşük seviyesine geriledi.

Siber güvenlik ve veri güvenliği büyü­menin önündeki en önemli teh­dit olarak öne çıkarken, CEO’la­rın yüzde 79’u önümüzdeki üç yılda yapay zekânın en önemli yatırım önceliklerinden biri ol­maya devam edeceğini söylü­yor. KPMG’nin dünya genelin­deki CEO’ların bakış açılarını, stratejilerini ve planlama yak­laşımlarını ortaya koymak ama­cıyla hazırladığı “Küresel CEO Öngörüleri” araştırmasının so­nuçları yayımlandı. 12’ncisi ya­pılan araştırma yıllık geliri 500 milyon doların üzerinde olan şir­ketleri yöneten 1.400 CEO’nun görüşlerine dayanıyor.

Küresel ekonomiye güven azaldı

Araştırmadan çıkan sonuçlar, CEO’ların kendi şirketlerinin ge­lecek üç yıllık büyüme beklenti­lerine duyduğu güven ile küresel ekonomiye yönelik beklentileri arasındaki farkın açıldığını orta­ya koyuyor. CEO’ların şirketle­rinin üç yıllık büyüme beklenti­lerine duydukları güven 2025’te yüzde 79 iken 2026’da yüzde 84’e yükseldi. Buna karşın küre­sel ekonomiye duydukları güven yüzde 68’den yüzde 65’e gerile­yerek 2021’den bu yana en düşük seviyesine indi. CEO’ların şirket­lerinin finansal performansına yönelik beklentileri de güçlenir­ken, yıllık en az yüzde 2,5 büyü­me bekleyenlerin oranı 2025’teki yüzde 61 seviyesinden bu yıl yüz­de 68’e çıktı. Sonuçlar, CEO’la­rın dış ortamda artan belirsizli­ğe rağmen kendi şirketlerinde büyümeyi sürdürebileceklerine inandıklarını gösterirken, yüzde 79’u şirketlerinin uzun vadeli ba­şarısını güvence altına alma ko­nusunda üzerlerinde daha fazla baskı hissettiklerini belirtiyor.

Yapay zekâ yatırımlardakiağırlığını artırıyor

Araştırmaya göre yapay zekâ, CEO’ların yatırım planlarının ar­tık ayrılmaz bir parçasına dönüştü. CEO’ların yüzde 79’u, önümüzde­ki üç yılda yapay zekânın en önem­li yatırım önceliklerinden biri ol­maya devam edeceğini söylüyor, 2025’te bu oran yüzde 71 seviye­sindeydi. Şirketlerinin bu alanda­ki ilerlemesine duydukları güven de yüksek. CEO’ların yüzde 66’sı doğru hızda ilerlediklerini veya di­ğerlerinin önünde olduklarını dü­şünüyor. Yüzde 29’u geleceğe tem­kinli bir iyimserlikle bakarken yaklaşık yüzde 5’i ise yapay zekâ konusunda zorlandıklarını veya nasıl ilerleyeceklerinden emin ol­madıklarını belirtiyor.

CEO’ların yüzde 72’si yani yaklaşık dörtte üçü de önümüzdeki yıl toplam bütçe­lerinin yüzde 10’undan fazlasını yapay zekâ yatırımlarına ayırmayı öngörüyor. Yapay zekâ yatırımları­nı uygulamaya geçirmek ve değere dönüştürmek söz konusu olduğun­da CEO’ların en fazla zorlandıkla­rı konu yüzde 57 ile etik sorunlar olurken, bunu yüzde 52 ile siber gü­venlik, yüzde 51 ile maliyet ve yüz­de 50 ile veri egemenliği gerekli­likleri izliyor. Yapay zekâ yatırım­larından geri dönüş beklentisi ise ağırlıklı olarak orta vadeye odak­lanırken, CEO’ların yüzde 71’i ya­tırımlarının karşılığını bir ila üç yıl içinde, yüzde 17’si ise 12 ay içinde almayı bekliyor.

Araştırmamızdan çıkan bulgu­lar CEO’ların şirketlerine yatı­rım yapmaya hazır olduğunu an­cak büyümenin artık yalnızca ser­maye ayırmaktan daha fazlasına bağlı olduğunu gösteriyor. Örne­ğin siber tehditlere karşı dayanık­lılık hem risk yönetimini hem de yapay zekânın nasıl hayata geçiri­leceğini doğrudan etkiliyor. İş gü­cü planlarının başarıya ulaşması için mevcut yetkinlik açıklarının kapatılması gerekiyor. Sürdürü­lebilirlik artık şirket stratejisi ve yatırım kararlarıyla daha iç içe ilerlerken enerji tercihleri de CE­O’ların operasyonel planlamasın­da giderek daha önemli bir yer tu­tuyor. Araştırmamız CEO’ların önündeki belirleyici görevin stra­teji, teknoloji, risk, insan ve sür­dürülebilirlik alanlarında alınan kararların birbirini desteklemesi­ni sağlamak olduğunu vurguluyor. Şirketler bu kararları birbirine bağladıklarında ve bunları haya­ta geçirecek yetkinlikleri oluştur­duklarında büyüme konusunda daha güçlü bir konuma gelebilir.

Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL